"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2016 Esas, 2020/184 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/341 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın anılan Kanun'un 51. maddesi gereği ertelenmesine, sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/2016 Esas, 2020/184 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; meydana gelen herhangi bir zarar bulunmadığına, vekalet alınan her iki şirketin yetkilileri ve hissedarlarının aynı kişiler olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasının istenip istenmediğinin hükümden önce yeniden sorulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan ve 15.01.2014 tarihli ortak vekaletname ile katılan ... Elektro Mekanik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) ve dava dışı ... Otomasyon ve Güvenlik Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin (...) vekilliğini üstlenen sanığın, 18.02.2015 tarihli vekaletname ile alacaklı ... şirketi vekili sıfatıyla borçlu katılan ... şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün 2015/3212 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıp şirketin mal varlığı üzerine haciz uygulatarak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesine aykırı şekilde aynı işte menfaati zıt olan kişiler aleyhine avukatlık yaptığı iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 15.01.2014 tarihli ortak vekaletnamenin sanık tarafından icra dosyasına sunulmaması, 18.02.2015 tarihli yeni bir vekaletname ile işlem yapılması ve katılanı temsilen icra dosyasında hiçbir işlem yapılmamış olması nazara alındığında sanığın menfaati zıt tarafları aynı işte temsil ettiğinin kabul edilemeyeceği ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hakka konu 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine göre aynı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine "avukatlık hak ve yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına" şeklinde sınırlı uygulama yapılması hususunun eleştirilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hakkını ihlal edecek biçimde belirtilen husus yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine hükmolunması,
Mahkum olduğu 5 ay hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre ertelenen sanık hakkında, ertelemenin yasal sonucu olan ve zorunlu olarak hükmedilmesi gereken denetim süresinin alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı gözetilmeksizin 5 ay olarak belirlenmesi suretiyle aynı Kanun'un 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/2-3. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 53/4. maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.