Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1345 Esas, 2021/2904 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet kararının kaldırılarak değer azlığı hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2019/334 Esas, 2021/100 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 249/1, 43/1, 62/1. maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2)Sanığın, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2021/2904 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık; mezkur ihtilafın hizmet ilişkisi/Borçlar Hukuku üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, meselenin hukuki ihtilaf olduğunu, cezai nitelik taşımadığını, bu nedenle kararın yerinde olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen müvekkili firmaya borcu bulunan Masey firması yetkilisi Ceyhun'dan 24.04.2015 ve 30.04.2015 tarihlerinde 5.000 TL tahsil ettiği halde müvekkiline vermemesi ile suça konu çeklerin zorunlu karşılığını bankalardan tahsil etmesine ilişkin eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanık avukatın suça konu çeklerin zorunlu karşılığını bankalardan tahsil etmesi eyleminin zimmet suçunu oluşturmayacağının anlaşılması karşısında, sanık hakkında değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2024 tarihinde karar verildi.

***