Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/284 Esas, 2013/352 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜMLER : Sanıklardan ... ve ... hakkında yüklenen her iki suçtan beraat, ... hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraat

TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören vekili, sanık ... müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklar hakkında zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Nazilli Belediye Başkanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı ancak Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın katılma hakkının olmadığı anlaşılmakla, bu suçtan kurulan hükümlere yönelik vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında verilen mahkumiyet, katılan ... vekilinin ise sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş aynı hükümde 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında hesap hatası sonucu "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayin edilmiş ise de 62. maddenin uygulanması neticesinde sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi nedeniyle söz konusu hata sonuca etkili görülmediğinden, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca ayrıca cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken verilen yasaklama kararına ilişkin sürenin, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 3 yıl 10 ay 26 gün yerine 3 yıl olarak eksik belirlenmesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar Ahmet ve Ali İhsan hakkında verilen beraat hükümleri eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***