"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/313 Esas, 2022/216 Karar
KATILANLAR : Hazine, İçişleri Bakanlığı
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı, rüşvet alma ve rüşvet verme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının doğrudan ve düzeltilerek esastan reddi
EK KARAR : Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin ve ek kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen, iddianamede anlatılan 1, 2, 4, 5, 7, 8 ve 9 numaralı göçmen kaçakçılığı eylemleri nedeniyle sanıklardan ... hakkında 7 kez, ... ve ... hakkında 5'er kez, ... ve ... hakkında 4'er kez, ... ve ... hakkında 3'er kez, ... ve ... hakkında 2'şer kez, ... hakkında 1 kez kurulan 4 yıl 2 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezaları ile sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığına yardım etme suçundan 1 kez kurulan 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezasına dair mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 4 kez verilen 4 yıl 2 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasını ihtiva eden mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair 15.03.2022 tarihli ek Karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianamede yer alan 3 ve 10 numaralı göçmen kaçakçılığı eylemleri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme eylemlerinden kurulan hükümlerin ve sanık ... hakkında kurulan 15.03.2022 tarihli ek Kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek Kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren ayrı ayrı reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2016/361 Esas, 2021/264 sayılı Kararı ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından, sanıklardan ... ve ... hakkında 6'şar kez, ... hakkında 5 kez, ... hakkında 4 kez cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davalarında eylemlerin zincirleme rüşvet alma ve rüşvet verme suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/1, 43/1, 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. ile sanıklar ..., ... ve ... yönünden ayrıca 53/5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına, göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklardan ... hakkında 2 kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında birer kez cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davalarında sanık ... hakkında 2, diğer sanıklar hakkında 1'er kez suç tarihine göre lehe olan 7196 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 79/1-b, 79/2-a, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 6 yıl 3'er ay hapis ve 1.500'er tam gün karşılığı 30.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
1)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/216 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince rüşvet alma ve rüşvet verme ile göçmen kaçakçılığı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca doğrudan ve düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/216 sayılı ek Kararı ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereği reddedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilmediğine, sanığın dahil olmadığı eylemlerde yalnızca telefon görüşmeleri olduğu için cezalandırıldığına, eylemlerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve fazla ceza tayin edildiğine,
Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığa isnat edilen eylemlerin ne şekilde sübut bulduğunun açıkça ortaya konmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların gerekçesiz olduğuna, sanığın göçmen kaçakçılığı suçlarına iştirak etmediğine, savcılıktaki ikrar içeren ifadelerinin hangi telkinler doğrultusunda verildiğinin net olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğine, sanığa rüşvet isnadı içeren ... ve ...'in bu yöndeki kolluk ifadelerini değiştirdiklerine,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın diğer sanıklarla bağlantısı ve iletişimi olmadığına, nöbet listelerindeki bir kısım imzanın sanığa ait olmadığının tespit edildiğine ve aynı listelerin ilçe jandarma komutanlığı tarafından da onaylandığına, ... ve ...'nin ikrar içeren beyanlarını baskı altında verdikleri anlaşıldığından sanığa yönelik isnatların da çöktüğüne,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada mağdur olarak yer alan 455 göçmenin hiçbirinin ifadesinin alınmadığına, hiçbir somut delil olmadan sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğuna,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın dahil olduğu iddia edilen olayda göçmenlerin sanığı teşhis edemediğine, iletişimin tespiti tutanaklarından anlaşılacağı üzere sanığın ... tarafından yönlendirildiğine ve yine ...'in yönlendirdiği şahıslar gelmeyince beklediği yerden ayrıldığına, yalnızca taşıma işi yapmak amacıyla olay yerinde olduğuna, göçmen kaçaklığı eyleminden haberi olmadığına ve kastı olsa dahi asli fail olarak cezalandırılmaması gerektiğine, sanık hakkında teknedeki kusurlardan meydana gelen tehlike nedeniyle cezanın ağırlaştırılmasının hatalı olduğuna,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın taşımacılık işi yapmak için ... ile görüştüğüne ve kardeşi ...'i yönlendirdiğine, suça iştirak etmediğine, iki kardeşin olay gecesi birbirini sık sık aramasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna ve suç delili olarak kabul edilemeyeceğine, ... ve ...'in suç isnadı içeren beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, sanığın iştiraki kabul edilse dahi eyleminin yardım etme olarak kabul edilmesi gerektiğine ve sanık hakkında teknedeki kusurlardan meydana gelen tehlike nedeniyle cezanın ağırlaştırılmasının hatalı olduğuna,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın dahil olduğu iddia edilen eylemde göçmenlerin denizde 04.58'de bulunduğuna, göçmenlerin beyanlarına göre bulunmalarından 15-20 dakika önce yaklaşık 04.40 sıralarında denize açıldıklarına, sanığın telefon sinyallerinin ise 04.08'de Balçova ve 04.32'de Gaziemir'i gösterdiğine ve bu nedenle göçmenlerle hiçbir şekilde bir araya gelmediğine,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın bir kısım suçlamaları kabul ettiği de gözetildiğinde teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna, kanuni ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine,
Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında hüküm kurulurken somut delillerin ortaya konmadığına, suç delili olarak belirtilen baz kayıtlarının sanığın yaşamakta olduğu Küçükbahçe köyünde tespit edildiğine ve delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın tanıdığı bir kısım sanığa balığa çıkacakları zamanlarda denizin durumunu haber verdiğine,
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suça iştirakinin net olarak ortaya konmadığına, suça iştiraki kabul edilse dahi yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 79/2-a. maddesinin uygulandığına,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
A) Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... (2 kez), ..., ..., ... ve ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan; ..., ... ve ... Hakkında Rüşvet Alma ve Rüşvet Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B) Sanık ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı ve Rüşvet Alma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, sanık hakkında sübutu kabul edilen göçmen kaçakçılığı ve rüşvet alma eylemlerine yönelik suçlamaları kabul etmediği de nazara alındığında, yüklenen suçlara ne şekilde ve hangi eylemleriyle iştirak ettiğine dair kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, sanık hakkında varsayımsal tespitler ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/216 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
3. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen kararlarda, sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
4. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-(a-b) madde-fıkra ve bentleri uyarınca gereği için kararı veren İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.