"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/119 E., 2020/159 K.
SUÇ : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hak.), rüşvet verme ve göçmen kaçakçılığı (sanık ... hak.), rüşvete aracılık (sanıklar ... ve ... hak.)
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında rüşvet verme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu itibarla sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet alma ve bu suça aracılık suçlarından Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince 05.11.2015 tarihinde verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay 4. Dairesinin, 01.11.2016 tarihli ve 2016/456 Esas, 2016/541 sayılı Kararı ile bozulduğu, sanık ... hakkında ise rüşvet verme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince 21.03.2017 tarihli ve 2015/55 Esas, 2017/79 sayılı Karar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2018/1515 Esas, 2020/807 sayılı Kararı ile her iki davanın bağlantılı olduğu, Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/119 Esas sayılı davası ile birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesini müteakip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak devam eden yargılama sırasında sanık ... hakkındaki kamu davasının asker sanıklar hakkındaki temyize konu Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/119 Esas sayılı kamu davası ile birleştirildiği,
Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında rüşvet verme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından verilen ve daha önce temyiz incelemesinden geçmemiş olan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, aynı Kanun'un 264 üncü maddesi ile 5235 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 1 inci maddesi de gözetilerek, sanık ... müdafiinin isteminin istinaf olarak kabulü ile istinaf yasa yolu incelemesinden sonra, temyizi halinde ilgili hükümler ile sanıklar ... ve ... müdafileri ile şikayetçi Hazine vekilinin temyiz istemleri yönünden temyiz incelemesi için Dairemize tebliğname düzenlendikten sonra iade edilmesinin temini gerektiğinden dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet alma ve rüşvete aracılık suçlarından kurulan hükümler yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde piyade er olan sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet alma ve bu suça aracılık suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17 ve 18 inci maddelerine göre ilgili kamu kurum veya kuruluşlarının bu suçun zarar göreni oldukları, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Milli Savunma Bakanlığının dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada ilgili bakanlığın duruşmadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının,
Keza 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ile sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin,
Hüküm, yokluğunda karar verilen sanık ...'in dosyadaki adresine tebliğe çıkarılmışsa da iade geldiği, bilinen en son adresine gönderilen tebligatın bila tebliğ gelmesinden sonra 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS şerhli olarak adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılacağı gözetilmeksizin adı geçen sanığın UYAP sisteminde yurtiçi ikametgah adresi olarak kayıtlı olan adresine aynı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat çıkartıldığı ve bu nedenle tebliğ işleminin usülsüz olduğu nazara alındığında,
Evvela davanın ve hükmün Milli Savunma Bakanlığına bildirildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulmasından, aksi halde anılan tebligat noksanlığının giderilmesinden,
Gerekçeli kararın adı geçen sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi ile tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesinden,
Hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.