Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/123 Esas, 2018/389 Karar

SUÇ : İhmâlî davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/311 Esas, 2017/445 sayılı Kararı ile sanığın ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2) İlk derece mahkemesince verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.02.2018 tarihli ve 2018/123 Esas, 2018/389 sayılı Kararı ile; atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, yargılandığı aynı konuda farklı mahkemelerde açılmış beş dosyadan beraat kararı aldığına, dosyalardaki katılan sıfatı olan kişiler birbirinden farklı olsalar bile şikâyet konusu yaptıkları dosyalar ve konuların birbirleriyle aynı olduğuna, suç kastı ile hareket edildiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve inandırıcı delillerin bulunmadığına, adlî sicil kaydı bulunmamasına rağmen yerel mahkemece lehe olan hükümlerin uygulamadığına, hükmedilen para cezasının taksite bağlamadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

Dairemizin 2023/5109 Esas sırasında kayıtlı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 2018/125 Esas sayılı davası ile incelemeye konu dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;

Sanığın katılan ... vekili sıfatıyla, davalılar Tiver Boya Ticaret Limited Şirketi ve Boğaziçi Boya Ticaret Limited Şirketi aleyhlerinde takip ettiği Kartal 1. İş Mahkemesinin (Kapatılan) 2008/521 Esasına kayden görülen tazminat davasının 28.09.2011 tarihli duruşmasına katılmayarak, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 409/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, 3 ay içinde yenileme talebinde bulunmayarak da aynı Kanunun 409/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına sebep olması şeklindeki eylemi ile Dairemizin 25.09.2024 tarihli ve 2023/5109 Esas sayılı dosyası kapsamında temyiz incelemesi yapılarak bozma kararı verilen İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/204 Esas, 2017/444 Karar sayılı dava dosyası arasında suçun sübutu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 8/1. maddesinde yer aldığı şekilde hukukî ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle davaların birleştirilmesi, sonrasında sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kartal 1. İş Mahkemesinin (Kapatılan) 2008/521 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında 28.09.2011 tarihli oturumda 1086 sayılı Kanun'un 409/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık süre içerisinde yenilenmemesi nedeniyle 30.12.2011 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla, suç tarihi 30.12.2011 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 27.04.2016 olarak yanlış gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.02.2018 tarihli ve 2018/123 Esas, 2018/389 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.

***