Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/252 Esas, 2022/1304 Karar

ŞİKAYETÇİ : ...

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Yüklenen suçtan doğrudan zarar görme ihtimali bulunan şikayetçinin davaya katılma ve kararı temyiz hakkının bulunduğu anlaşılmakla katılma talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca katılan olarak davaya kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/247 Esas, 2020/270 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

2.Katılan vekilinin üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli ve 2021/252 Esas, 2022/1304 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz talebi, sanığın eyleminin adil yargılanmaya teşebbüs ve görevi kötüye kullanma suçunu meydana getirdiğine, birden fazla suç oluşturan eylem için her suç bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/58395 soruşturma sayılı dosyası kapsamında aynı eylem için ön ödeme sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yeni delil elde edilmeden ve sulh ceza hakimliğince bir karar verilmeden aynı eylemden dolayı kamu davası açıldığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince verilen düşme hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2024 tarihinde karar verildi.

***