"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/413 Esas, 2023/38 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Beraat (sanıklar ... ve ... hak.), mahkumiyet (sanık ... hak.), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hak.)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek katılan Hazine vekilinin anılan karara ilişkin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, O yer Cumhuriyet savcısının, 24.01.2023 tarihinde yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra verdiği 22.02.2023 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin keza sanık ... müdafiinin süresinden sonra vaki ve tayin olunan ceza miktarına nazaran da yasal koşulları bulunmayan duruşma talebinin aynı Kanun'un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin beraat hükümlerine, müdafiinin ise sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümleri ile ... hakkında aynı suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklara isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, beraat hükümleri yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 16.10.2015 tarihli sorgu ve 23.06.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında asli; mahkumiyet hükmü bakımından ise katılan ...'in kovuşturma aşamasında 2012 yılında sanıktan borç para aldığını beyan etmesi ve dosya kapsamında mevcut senetlerin düzenlenme tarihlerinin de 05.03.2012 ve 17.06.2012 olması karşısında, suç tarihinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılarak 01.01.2012 olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu tarih ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.