Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/220 Esas, 2023/23 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında işlediği iddia olunan zimmet suçundan açılan kamu davasında Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda zimmet suçundan verilen 05.03.2009 tarihli ve 2008/25 Esas, 2009/29 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar görenler Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmeksizin 31.03.2009 tarihinde kesinleştirilmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 07.02.2023 tarihli hükmün kurulduğu,

3628 sayılı Yasa'nın 17 ve 18. maddelerine göre zimmet suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakları bulunan Hazine ve Uzuntemur Köyü Tüzel Kişiliğinin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.03.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz haklarının bulunduğu ancak Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 102/3. maddesine göre 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 05.03.2009 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme konusu hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***