Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/377 Değişik iş

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/377 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2016/471 Esas, 2021/538 sayılı Kararına vaki itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına dair karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57877 sayılı yazısı ile dosya Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57877 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı Kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli kararı ile, sanığın eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uzlaştırma işlemleri yapıldığı, ancak gerekçe ile çelişkili olacak şekilde sanığın görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırıldığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı mahkûmiyetine karar verildiği, dolayısıyla herhangi bir çelişkiye neden olunmadığı, ayrıca Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesinde yer alan; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." şeklindeki şartların somut olayda gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla; itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilerek anılan kararın kaldırılmasında isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2016/471 Esas, 2021/538 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Sanık ile katılan Hazine vekilinin itirazı üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/377 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına hükmolunmuştur.

3. Kanun yararına bozma kanun yolu temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup amacı, ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesidir. Bu kanun yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşulu verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2020 tarihli ve 2019/11-67 Esas, 2020/59 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına vaki itiraz üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından anılan kararın kaldırılmasının ardından mahkemece yeniden duruşma açılarak hüküm verileceği, verilecek olan hükmün yeni bir hüküm olup olağan kanun yoluna tabi olacağı bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin merci kararlarının davanın esasını çözen kararlardan olmadığı anlaşılmaktadır.

4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirdiğinde, Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmediği ve bu suçlardan açılan kamu davasına katılmasının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının hükme itiraz hakkı vermeyeceği, bu itibarla söz konusu suçtan kurulan hükme Hazinenin itiraz hak ve yetkisi bulunmamakta ise de karara sanığın da itiraz etmiş olması karşısında bahse konu husus sonuca etkili görülmemiş, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/377 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazların kabul edilmesi üzerine Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince duruşma açılarak yeniden hüküm verileceğinden hükmün esasını çözmeyen karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı

yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.

***