"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ: 10.11.2021
EK KARAR TARİHİ: 15.03.2022
ASIL KARAR SAYISI: 2021/2332 Esas, 2021/2584 Karar
EK KARAR SAYISI: 2022/1026 Esas, 2022/897 Karar
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
EK KARAR: Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve katılan vekilinin hükmü "suç vasfına" ilişkin, eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararların temyiz kanun yoluna tabi olduğu ve temyiz isteminin reddine dair 15.03.2022 tarihli ek Kararın kaldırılması ile esasın incelenmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 2024/7612 Esas sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/336 Esas, 2020/56 sayılı Kararı ile sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/2332 Esas, 2021/2584 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık değil zimmete iştirak suçunu oluşturduğuna, sanıkların asli fail olan ...'e iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmasına rağmen verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz talebinin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/1026 Esas, 2022/897 sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/2332 Esas, 2021/2584 sayılı Kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.