"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/302 Esas, 2022/350 Karar
KATILANLAR : ..., ..., Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Bafra ilçesi Kaymakamlık Lojmanı yapım ihalesi işine ilişkin edimin ifası sürecinde görevli sanıkların, yüklenici tarafından gerçekleştirilen edimde ihale evrakında belirtilenden farklı sistemde fuel-oil ile çalışan kazanı kabul ederek ayrıca ısıtma brülör otomatiğinin tam ve hatasız olarak çalışıp çalışmadığını da kontrol etmeden kesin kabul teklif belgesi ile kesin kabul tutanağını düzenledikleri böylece lojmanda oluşan yangına ve kamu zararına sebebiyet verdikleri iddiasıyla haklarında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen ve ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli 50/105, 01.06.1999 tarihli 137/146, 10.10.2000 tarihli 175/193, 23.10.2001 tarihli 226/227 ve 30.05.2006 tarihli 173/145 sayılı Kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusunun, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olduğu, yapım ihalesi neticesinde kabulü yapılan eserin veya kullanılan malzemenin şartname ve sözleşmeye uygun olmamasına rağmen kabul edildiğinin iddia edilmesi karşısında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-d maddesi kapsamında edimin ifasına fesat karıştırma olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu diğer yandan 236. maddede edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, temyiz incelemesine konu dosya içerisinde iddia konusu ihale ve edim sürecine ilişkin evrak ile soruşturma aşamasında tespiti yapılan eksikliklere dair adli ve idari raporların mevcut olmadığı, kamu davasına dayanak teşkil eden 13.12.2011 tarihli iddianamede aynı fiil yönünden yüklenici ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kamu davası açıldığı ve bu sanık hakkındaki davanın hükümle birlikte tefrik edildiği nazara alınarak; öncelikle tefrik edilen kamu davasının akıbetinin araştırılıp derdest ise her iki dosyanın birleştirilmesinden aksi halde tefrik edilen dosyadaki tüm belgelerin aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesinden, bu dosya içerisinde de özellikle kamu görevlilerinin hangi iş ve işlemlerde görevli oldukları yönünde açıklık bulunmaması, ihale, edim ve iddiaya konu tutanakların yer almaması durumunda ilgili kuruma müzekkere yazılarak sanıkların hangi iş ve işlemlerde görevli olduklarını açıkça ifade eder şekilde görev belgelerinin ve anılan evrakın temininden, akabinde 5237 sayılı Kanun'un 236/2-d maddesinde öngörülen suçun zarar suçu olduğu ve asli failinin de kesin kabul komisyonunda görevli kişiler olduğu göz önünde tutularak, edime fesat karıştırılıp karıştırılmadığı, fesat karıştırıldığı kabulü halinde eyleme hangi sanığın nasıl katıldığı karar yerinde gerekçeleriyle tartışıldıktan sonra sonucuna göre suç vasfının, sanıkların hukuki durumlarının ve sübutu kabul edilen suça ilişkin dava zamanaşımı süresinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde düşme kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.