"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1886 Esas, 2019/446 Karar
SUÇ : Zincirleme tefecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2016/656 Esas, 2017/517 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 450 tam gün karşılığı 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2017/1886 Esas, 2019/446 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri, suçun unsurları oluşmasına karşın eksik inceleme ile beraat hükmü kurulduğuna ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, soruşturma aşamasında ayrılan sanıklar ... ... Özüak ve Bahattın Karadana hakkında yürütülen soruşturmaya ait adli emanete konu eşyalarla ilgili hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
III. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, sanığın savunmasında kimseye faiz karşılığı para vermediğini beyan etmesine karşın, katılan ...'nun 15.03.2017 tarihli talimat duruşmasında sanığın yanına para almak için 6 defa gittiğini, sanığın, kredi kartından kendisine vermiş olduğu paradan daha fazla çekim yaptığını beyan etmesi, sanığın iş yerinde yapılan aramada farklı kişilere ait 16 adet kredi kartı, iki adet Point Of Sale (POS) cihazı, para alan kişilerin isimlerinin ve kredi kartından ne kadar çekim yapılıp ne kadar nakit para verildiğinin yazılı olduğu defter ile çok sayıda farklı kişilere ait kredi kartı slipleri elde edilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduğunun tespiti durumunda hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, duruşmada beyanda bulunan tanıklar dışında POS cihazından işlem yaptıran kişiler ile alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
27.04.2017 tarihli celsede kamu davasına katılmasına karar verilen ... gerekçeli karar başlığında gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Hüküm fıkrasının 2/b numaralı bendinde, soruşturma aşamasında evrakı ayrılan sanıklara yönelik yürütülen soruşturmaya ait adli emanete konu eşyalar hakkında karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2017/1886 Esas, 2019/446 sayılı Kararına yönelik katılan ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.09.2024 tarihinde karar verildi.