Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2843 Esas, 2021/1811 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1)Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2015/204 Esas, 2019/188 sayılı Kararı ile sanık hakkında, katılan ...'e yönelik ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2019/2843 Esas, 2021/1811 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, katılanın beyanlarının çelişkili olduğu, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, beraatine hükmolunması gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın,..... aleyhine 45.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak icra takibi başlatmak üzere Çatalca ..... Noterliğince düzenlenen 17.04.2013 tarihli ve.... yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenip vekalet ücreti ve masraf olarak katılandan 1.000,00 TL aldığı halde gereğine tevessül etmediği gibi sözü edilen senedi katılana iade etmeyerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın 26.12.2016 tarihli celsedeki savunmasında, katılanın kendisine verdiği senet üzerinde 2 ya da 3 borçlunun bulunduğunu, borçluların telefon numaralarını alıp araştırma yaptığında asıl alacağın 4.000,00 TL civarında olduğunu, bu alacağın yaklaşık 10 kat artırılmak suretiyle 45.000 TL bedelli senedin düzenlendiğini, katılanın tefecilik yaptığına dair şüphe duyması üzerine senedi katılana iade ettiğini belirtmesi, mahkemece yaptırılan kolluk araştırması sonucunda, katılanın beyanına göre senedin asıl borçlusunun Aykut Dörtgözlü olduğu ve sanığın savunmasında belirttiği diğer kişilerin ise..... ve.... isimli şahıslar olduğunun tespit edilmesi karşısında, senet borçlusu olduğu iddia edilen şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek suça konu senetle ilgili olarak aleyhlerine icra takibi yapılıp yapılmadığı, bu senede istinaden sanığa veya katılana ödeme yapıp yapmadıklarının sorularak varsa bu konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde istinaf başvurularının esastan reddedilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmolunması,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.

***