Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2019/797 Esas, 2022/172 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.10.2022 tarihli ve 2022/1306 Esas, 2022/2034 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümleri kaldırılarak; sanıkların zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241. ve 43. maddelerinin birinci fıkraları, 62. ve 52. maddeleri ile 53/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Bölge Adliye Mahkemesince lehlerine hükmolunan vekalet ücretinin eksik tayin edildiğine yöneliktir.

Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemi

Usul ve esasa aykırı karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, eksik araştırma yapıldığına, hükümlerin belirtilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Ancak;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi karşısında, katılan lehine ilk derece yargılaması için ayrı vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde yer alan nedenle katılan Hazine vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasının (B-11) numaralı bendinin; “Katılan kurum vekille temsil edilmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi gereğince 03/09/2022 tarihli AAÜT'nin 2. bölüm 17/b maddesi gereğince istinaf vekalet ücreti 5.500,00 TL'nin sanıklardan alınarak katılan kuruma verilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.02.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanıkların menfaat elde etmek amacıyla katılana farklı tarihlerde faiz karşılığı borç para verdikleri ve bu işlemler karşılığı senet düzenlemek suretiyle üzerine atılı tefecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; İlk Derece Mahkemesinin "...tefecilik suçunun oluşabilmesi için birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para verilmesinin gerekli olduğu..." şeklindeki gerekçesi yerinde olmamakla birlikte aşamalarda suçlamaları kabul etmeyen sanıkların mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler neticesinde sanıkların üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediklerinden bahisle beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görüşüyle sayın çoğunluğun hükmün düzeltilerek onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

***