"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/169 E., 2016/59 K.
KATILANLAR :... Süt Üreticileri Birliği, ..., ...
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, ...
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında, suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının davalara katılmasına yasal olanak bulunmadığından keza mahkemece katılmasına karar verilen ... ve ...'in de zimmet suçundan doğrudan zarar görmemiş olmaları ve mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 317. maddesine göre vekillerinin anılan suçlardan verilen hükümlere ilişkin temyiz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, keza usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu nazara alındığında da, aynı Kanun'un 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafiin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine münhasır temyiz istemi ile katılanlar Hazine ile ... vekillerinin zimmet suçundan verilen beraat, katılanlar ...ve ...vekillerinin görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat, katılan... Süt Üreticileri Birliği vekilinin tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu hâlinde kül halinde zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.03.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.