"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1370 Esas, 2023/451 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2021/461 Esas, 2022/281 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2022/1370 Esas, 2023/451 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Atılı suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekilliğini üslendiği katılanın borçlu olduğu ve ödeme taahhüdünde bulunduğu Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 2016/1832 sayılı dosyasına yatırması için 35.000,00 TL'yi banka hesabına göndermesine rağmen parayı icra dosyasına yatırmadığı gibi katılanın durumu öğrenmesinden sonra 10.000 TL'yi iade edip 25.000,00 TL'yi uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği gözetilmeden diğer eylemlerle birlikte görevi kötüye kullanma olarak kabul edilmiş ise de; sanık hakkında başkaca güveni kötüye kullanma isnatlarının da bulunduğu ve anılan suça ilişkin tüm eylemlerden davanın uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Sanığın dava açmak için katılandan masraf aldığı halde, dava açmadığı gibi açtığını söyleyip ilgisi olmayan dosya numaralarını katılana bildirerek oyalama eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinin birinci fıkrası kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve yüklenen görevi kötüye kullanma suçunu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmaması ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tayin olunan hak yoksunluğu süresinin hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı nazara alınmadan "1 ay 8 gün" yerine "1 ay 7 gün" olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2025 tarihinde karar verildi.