"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/452 Esas, 2022/2142 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/272 Esas, 2021/460 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a madde-fıkra ve bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/452 Esas, 2022/2142 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 286. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Ses kaydı tarihinin şikayet hakkının düşmesine karar verilen duruşmadan sonra olduğu, müvekkilinin bireysel hak ve çıkarlarının ihlal edildiğinin, bu nedenle verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Katılanın rızası ve bilgisi dışında temin edilen ve ani gelişen duruma ilişkin olmayan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı, avukat olan sanığın, takip ettiği dosyayı başka bir avukata devretme yükümlülüğünün bulunmadığı, avukatı azletme ve yeni bir vekil görevlendirme yetkisinin katılana ait olduğu, sanığın katılanın sözlü beyanına istinaden duruşmaya katılmadığı dolayısıyla suç işleme kastı olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.