"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/262 Esas, 2023/282 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma" hali olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı ve muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerden sanık müdafiinin ve katılan ...'nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/171 Esas, 2021/285 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 125 tam gün karşılığı 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/262 Esas, 2023/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanların istinaf başvurularının, suç tarihinin iki haftalık sürenin bitim tarihi olan 08.07.2018 olduğu halde gerekçeli kararda 05.02.2019 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, davanın usulden reddedilmiş olması sebebiyle katılanların hukuken yeniden başvuru ve dava hakkının bulunması sebebiyle herhangi bir zararının olmadığına, sanığın davayı takip ederken özenli davrandığına ve katılanları bilgilendirdiğine, müvekkilinin gider avansının yatırılmaması noktasında sorumluluğunun bulunmadığına, Avukatlık Kanunu'na göre dava ile ilgili masraf ve gider avanslarını yatırma görevinin davacı asilin sorumluluğunda olduğuna, gider avansının katılanların masraf ödemesi yapmaması nedeniyle yatırılamadığına, katılanların soyut ve gerçek dışı beyanlarının hükme esas alındığına, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak müvekkilinin beraatine karar verilmesine yöneliktir.
2.Katılan ...'nın Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesince ayrıntılı inceleme yapılmadan, gerekçesiz olarak istinaf başvurularının reddine karar verildiğine, sanığın vekalet ilişkisine aykırı davranması nedeniyle uğradıkları zararın çok büyük olduğuna, katılan ...'nın geçirdiği trafik kazasından dolayı ağır yaralanmasına karşın hak ettiği tazminatı alamadığına, sanığın davayı takip etmediği gibi müvekkillerinin onayını dahi almadan aleyhe olan kararı istinaf etmediğine, sigorta şirketinden ödeme almasına rağmen bu konuda müvekkillerine bilgi vermediğine, hile ve korkutma ile katılanlardan ibraname aldığına, yaşanan mağduriyet karşısında hükmedilen cezanın nitelik ve miktar olarak yeterli olmadığına, temyiz başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.09.02.2018 olan suç tarihinin karar başlığında 08.07.2018 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, katılan ... ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükmün düzeltilerek giderilmesi olanaklı bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,
4.Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğunun "hükmolunan ceza miktarının yarısından az olamayacağı" cihetle, sanığın 63 gün süreyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması yerine 62 gün süreyle 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ...'nın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılanın temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 8 numaralı bendinin, mahkemenin uygulaması ve takdiri de nazara alınarak, "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere takdiren 63 gün süre ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının beş numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "kısa süreli hapis cezasından çevrilip taksitlendirilen adli para cezasının, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen süresi içinde ödenmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.