Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1599 Esas, 2023/706 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/14 Esas, 2022/192 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2022/1599 Esas, 2023/706 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın tahsil ettiği parayı katılana geç gönderdiğine, bilgi verme yükümlülüğüne aykırı davrandığına ve bilirkişi raporunda Euro kuru üzerinden hesaplama yapılmaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığına, sanığın cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu itibarla sanığın eyleminin bu suç kapsamında değerlendirilmesi gerekirken icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle beraat kararı verilmesi, hükmün sonucu itibarıyla doğru olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın eleştiri dışında usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2025 tarihinde karar verildi.

***