"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/629 Değişik iş
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, hizmetnedeniyle güveni kötüye kullanma
... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22375 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22375 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 25.02.2021 tarihli şikayet dilekçesinde özetle; müvekkil şirket Tebem İlaç Sanayi Turizm A.Ş.'nin tıbbi amaçlı ilaç üretimi ve ruhsatlandırılması kapsamında başlatılan projelerin yürütülmesi konusunda, şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ...'ın yetkilisi oldukları ... Sağlık Gıda Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Galacticthings Teknoloji Yazılım Tasarım Mühendislik Yayıncılık İthalat İhracat Pazarlama Ltd. Şti. firmalarından alımlar yapıldığı, şirket yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilen alımların incelenmesi sonucunda, ilaç formülasyonunda hiç kullanılmayan ürünlerin fazla miktarda alındığı ve fatura edildiği, yapılan alımların yersiz olduğu, bu alımların müştekiler Tebem İlaç Sanayi Turizm A.Ş. ve Türk Eczacılar Birliği'ne hiç teslim edilmediği, bu suretle şirketin 19.423.564,75 Türk lirası zarara uğratıldığının iddia edildiği olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, dosya kapsamında alınan 29.08.2020 tarihli bilirkişi raporu ve beyanlara istinaden şüphelilerin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf boyutunda kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin 17.01.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile olaya ilişkin hukuki mütalaa içeren raporun ve ilgili belgelerin sunulduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin belirtilen eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri konusunda belgeler ve raporlar doğrultusunda hukuki denetime elverişli olacak şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınması ile sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Dairemizce da benimsenen Ceza Genel Kurulunun 22.10.2013 tarihli ve 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında zimmet suçunun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, suç tarihi itibarıyla 5253 sayılı Kanun'da dernek görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenlenme bulunmaması nedeniyle şüphelilerin zimmet suçunun faili olamayacakları, şüphelilere isnat olunan eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı hususlarına nazaran,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2022 tarihli ve 2021/41892 Soruşturma, 2022/196745 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararında şüphelilerin zimmet suçunun faili olamayacaklarının belirtilmesi ve eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmesi, isteminin içeriği ve yaptırımı en ağır suçun nitelikli dolandırıcılık olması dikkate alındığında kanun yararına bozma istemini inceleme görev ve yetkisinin; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 23.01.2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine,
Oy birliğiyle 11.07.2024 tarihinde karar verildi.