"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/573 Değişik iş
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespitine ilişkin
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.08.2022 tarihli ve 2022/573 Değişik iş sayılı Kararı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin İstanbul İnfaz Hakimliğine ait olduğuna karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136839 sayılı yazısı üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.04.2024 tarihli görevsizlik Kararı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136839 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine mercii mahkemesince İstanbul İnfaz Hâkimliğinin görevli olduğuna karar verilmiş ise de,
5809 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan ''(1) 31/12/2021 tarihine kadar işlenen ve bu Kanunun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi yapmak veya yaptırmak suçundan dolayı; a) Soruşturma evresinde, Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir. (2) Hakkında kamu davasının açılmasının veya kovuşturmanın ya da infazın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren bir yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir; infazın ertelenmesine karar verilen hallerde ise, cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen soruşturma veya kovuşturmaya ya da infaza devam olunur. İnfazın ertelenmesine karar verilmesi gereken hallerde ise, cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.'' şeklindeki, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98/1-a maddesinde yer alan " ....sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi..." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;
Sonradan yürürlüğe giren yasal değişiklik üzerine hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği; her ne kadar infaz hakimliklerinin görevleri arasında 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 4/6. maddesinde yer alan "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak..." şeklindeki kararları almak sayılsa da; anılan geçici 7/2. maddede infaz aşamasında verilecek erteleme kararından sonra bir yıl içerisinde tekrar aynı tür suç işlenmez ise düşme kararı verileceği hususunun da düzenlendiği, düşme kararının ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde sayılan hüküm çeşitlerinden olması sebebiyle infaz hakimliğinin görevleri arasında değerlendirilemeyeceği gibi infaz hâkimliğinin mahkeme kararının tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelen kararlarda görevli olmadığı, yine 5809 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine göre infaz aşamasındaki mahkumiyet hükmünün infazının ertelenmesine karar verme görevinin infaz hâkimliğine ait olduğuna ilişkin de açık bir düzenlemenin bulunmadığı cihetle, mercii mahkemesince Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/723 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan anılan Kanun'un 63. maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52. maddesi uyarınca 50 tam gün karşılığı 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kesin nitelikte karar verilmiştir.
2.Hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52. maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7. maddesindeki değişiklik sonrasında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2022 tarihli ve 2018/2-9127 ilamat numaralı yazısı ile dosya Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilerek Kanun değişikliği uyarınca hükümlünün durumunun yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.
3.Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/723 sayılı ek Kararı ile kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmünün infazının ertelenmesine karar verme görev ve yetkisinin infaz hakimliğine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği İstanbul İnfaz Hakimliğinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/16478 Esas, 2022/16613 sayılı Kararı ile bahsi geçen Kanun değişikliği ile denetim süresi içerisinde aynı suçun işlenmemesi halinde cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına hükmedilmesi gerektiğinin de düzenlenmesi karşısında hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek verilen karşı görevsizlik kararı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ortak yüksek görevli mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince yargılama yapma görev ve yetkisinin İstanbul İnfaz Hakimliğine ait olduğuna karar verilmişir.
4.İstanbul İnfaz Hakimliğinin, 02.08.2022 tarihli ve 2022/17521 Esas, 2022/17662 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin,13.12.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/723 sayılı Kararı ile verilen cezanın 5809 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince infazının ertelenmesine hükmolunmuştur.
5.05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52. maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7. madde ile "(1) 31.12.2021 tarihine kadar işlenen ve bu Kanun'un 63. maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi yapmak veya yaptırmak suçundan dolayı; a) Soruşturma evresinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir. (2) Hakkında kamu davasının açılmasının veya kovuşturmanın ya da infazın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren bir yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir; infazın ertelenmesine karar verilen hallerde ise, cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen soruşturma veya kovuşturmaya ya da infaza devam olunur. İnfazın ertelenmesine karar verilmesi gereken hallerde ise, cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir'' düzenlemesi getirilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükümlerinin farklı olması halinde failin lehine olan kanun hükümleri uygulanacak ve infaz olunacaktır. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasında, sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerekmesi halinde hükmü veren mahkemeden karar isteneceği düzenlenmiştir.
6.Açıklanan bu yasal mevzuata göre somut olay değerlendirildiğinde; 5809 sayılı Kanun ile hükümlü lehine yapılan değişikliğin 5237 sayılı Kanun'un yedinci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden hükmü veren mahkemeden karar isteneceği, öte yandan Kanun değişikliği gereğince infaz aşamasında verilecek erteleme kararından sonra bir yıl içerisinde tekrar aynı tür suçun işlenmemesi halinde kamu davasının düşmesine karar verileceği, mahkeme hükmünün ortadan kaldırılması anlamına gelen düşme kararının 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hüküm çeşitlerinden olması hususu da nazara alındığında hükümlünün durumunun Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği halde İstanbul İnfaz Hakimliğinin, 02.08.2022 tarihli ve 2022/17521 Esas, 2022/17662 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında 5809 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi gereğince, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/723 sayılı Kararı ile verilen cezanın infazının ertelenmesine hükmolunduğu anlaşılmakla, bu karara yönelik de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.