"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2428 Esas, 2019/87 Karar
SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanıklar ... ve ...'e isnat olunan rüşvet vermeye teşebbüs suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının bu suç açısından kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, katılan Hazine vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/106 sayılı Kararı ile sanık ...'ün rüşvet vermeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/2428 Esas, 2019/87 sayılı Kararı ile katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamından sanık ...'ün atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, ek Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2025 tarihinde karar verildi.