Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/433 Esas, 2020/1592 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2018/200 Esas, 2019/344 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/433 Esas, 2020/1592 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından eleştirilerek ve İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

İstinaf dilekçesinde belirttiği nedenlerle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin istirdat davasının açılabileceği son tarih olan 16.09.2016 yerine 27.07.2015 olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c madde-fıkra ve bendine muhalefet edilmesi,

Suç tarihinde Kocaeli Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın Karamürsel Noterliğinin 27.07.2015 tarihli ve 6734 yevmiye sayılı vekâletnamesi ile vekilliğini üstlendiği katılan adına istirdat ve alacak davası açmak amacıyla vekalet ücreti ve masraflara mahsuben 3.500 Türk lirası almasına rağmen gereğini yerine getirmediği, bu şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak "suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, aynı suçu işleme eğilim ve ısrarı, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç" şeklindeki gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak belirlenmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde karar verildi.

***