Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/1490 Esas, 2017/1896 Karar

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

İddianame ile duruşma gün ve saati tebliğ edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve bu itibarla hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında kesin nitelikteki hükümlerin, suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü "suç vasfına" ilişkin, sanıkların eylemlerinin yağma suçunu oluşturabileceğinden bahisle aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, kararların temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek esasın incelenmesine karar verilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2017 tarihli ve 2015/226 Esas, 2017/152 sayılı Kararı ile sanıkların üzerine atılı icbar suretiyle irtikap suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Suçtan zarar gören Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2017/1490 Esas, 2017/1896 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan İçişleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıkların savunmalarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, tutarlı beyanlarda bulunan şikayetçinin, aralarında bir husumet olmayan sanıklara iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmeden beraat hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Sanıkların dosya kapsamına göre sabit olan eylemlerinin yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu gözetilerek bu suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince duruşma gün ve saatini bildiren davetiyenin Hazineye usülüne uygun olarak tebliğ edildiği, Hazine vekili tarafından Mahkemeye ibraz edilen 24.06.2016 havale tarihli dilekçe ile yalnızca İçişleri Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu, Hazine adına katılma talebinde bulunulmadığı, bu talep doğrultusunda 24.11.2016 tarihli celsede İçişleri Bakanlığının davaya katılan olarak kabulüne karar verildiği, bu kapsamda davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin hükümleri istinaf hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf eden başka taraf bulunmadığı gözetildiğinde, Hazine vekilinin istinaf isteminin sıfat yönünden reddine karar verilmesi yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Hazine vekilinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde-bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.07.2025 tarihinde karar verildi.

***