"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2024/161 Değişik iş
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın kabulü
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16771 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173/6. maddesinin karar tarihi itibarıyla "İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172. maddenin ikinci fıkrası uygulanır."
Anılan Kanun'un "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172/2. maddesinin “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde olduğu, dolayısıyla yeni delil varlığı halinde kamu davasının açılabilmesi için, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararlara karşı yapılan itirazlar hakkında karar vermiş olan sulh ceza hâkimliğince bu hususta yeni bir karar verilmesi gerektiğinin sabit olduğu,
Dosya kapsamına göre, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/01/2022 tarihli kararını müteakip, şikayetçiler vekili Avukat ... tarafından 14/06/2022 ve 17/11/2023 havale tarihli dilekçelerin, şikayet konusu ile ilgili olarak Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen 25/05/2022 ve 13/06/2022 tarihli raporların şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasına dair yeni birer delil niteliğinde olduğu, dolayısıyla anılan dilekçelerin yeni delil kapsamında ibraz edildiği ve Sulh Ceza Hâkimliğince değerlendirme yapılmasını gerektirir bir durum bulunduğu, sulh ceza hâkimliğinden dava açılması için karar talep edilmesi gerekeceği ve anılan dilekçelerin gereğinin takdir ve ifası için İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinine gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma isteminin kapsamı, soruşturmanın açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan yürütülmesi dikkate alındığında kanun yararına bozma istemini inceleme görev ve yetkisinin; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 23.01.2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine,Oy birliğiyle, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.