"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1326 Esas, 2022/2424 Karar
SUÇLAR : Zincirleme tefecilik (sanık ... hakkında), basit yağmaya teşebbüs (her iki sanık hakkında)
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık ... hakkında zincirleme tefecilik suçundan beraat, sanıklar üzerine atılı basit yağmaya teşebbüs eylemlerinin basit tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü ile ayrı ayrı düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında tefecilik suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verilmesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde sunduğu 15.12.2022 tarihli dilekçesinin temyiz sebebi içermediği belirlenmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanıklara isnat edilen basit yağmaya teşebbüs suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suç yönünden kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan Hazinenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/400 Esas, 2020/459 sayılı Kararı ile sanık ...'in tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanıkların basit yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 kez 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. İstinaf
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/1326 Esas, 2022/2424 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık ...'ın atılı tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine, sanıklar üzerine atılı nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 254/2. ve 223/8. maddeleri gereği bu suçtan açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olan beraat kararı ile koşulları oluşmadığı halde verilen düşme kararının bozulması gerektiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, sanık ... hakkında, katılan ...'ın getirdiği müşteri çeklerini bir çok defa vadesinden önce kırmak suretiyle kazanç elde ettiği iddiası ile açılan kamu davasında tanık ...'in soruşturma aşamasında sanığı ilçede faizle para veren insanlardan olarak bildiğini, bir keresinde kendisinin de sanıktan faizle para istediğini beyan edip kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmesi, katılan ...'ın oğlu olan tanık ....'un, katılanın sanıktan 6-7 defa çek kırdırmak suretiyle para aldığını gördüğünü beyan etmesi, soruşturma aşamasında yaptırılan kolluk araştırmasında "sanığın çek kırdırma ve faizle para verme şeklinde tefecilik eylemleri olduğuna yönelik istihbari bilgi edinildiğinin" belirtilmesi, sanığın ise aşamalardaki savunmasında katılan ...'a borç verdiğini ve onun için kredi çektiğini, bazen kendisine getirmiş olduğu müşteri çeklerini bankalardan kırdırmak sureti ile kendisine verdiğini ancak bu işlemlere karşılık faiz almadığını savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, vergi mükellefi olduğunun tespiti durumunda hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, icra müdürlüğüne sorularak alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında basit yağmaya teşebbüs suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istemi ile sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2025 tarihinde karar verildi.