"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/78 Esas, 2024/141 Karar
SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan ... vekilinin temyizinin vekalet ücretine münhasır olduğu ve aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/476 Esas sayılı İddianamesiyle suç tarihlerinde ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanığın, ... Kalkınma Programı Tarım ve Kırsal Kalkınma Bileşeni kapsamında Avrupa Birliği tarafından hibe sağlanan 30 başlık süt sığırcılığı projesinden kooperatif hesabına yatırılan farklı kalemlerdeki parasal kaynağı, sözleşmeye uygun harcanmış gibi gösterdiği halde kooperatif için kullanmadığı, alınan ekipman ve malzemeleri kendi zilyetliğinde tuttuğu, bunları kendi ve yakınları yararına kullandığı, bu kapsamda kooperatif idari binası olarak gösterilen ve 1.000 Euro'ya kiralanan yerin sanığın evinin bir odasından ibaret olduğu, proje kapsamındaki hayvanlar için yapılan ahırın kardeşi ...'den 5.000 Euro'ya kiralandığı yine proje koordinatörü olarak 12 ay boyunca toplam 5.400 Euro maaş aldığı, henüz hayvan alımı yapılmamış olduğu halde ... ve ...'ı bakıcı işçiler olarak göstererek bu kişilere aylık 450 Euro maaş ödemesi yaptığı, kooperatif tarafından herhangi bir gezi düzenlenmediği halde fatura karşılığı seyahat kaleminden 5.000 Euro ödeme gösterdiği, proje eğitim çalışmaları kapsamında kendisine ait araç kiralanmak suretiyle kooperatif işlerinde kullanılmış gibi gösterip fatura düzenleyerek 4.000 Euro'yu zimmetine geçirdiği, üyelerin büyük çoğunluğundan kuruluş sermayesi olarak 150 TL aldığı halde 100 TL almış gibi göstererek aradaki farkı mal edindiği iddialarıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından kamu davası açıldığı,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2023 gün ve 2023/5-158 Esas, 2023/214 sayılı Kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesi uyarınca; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." hükmü karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde;
Dosyadaki keşif tutanakları, bilirkişi raporları, katılan, şikayetçi ve tanık anlatımları, proje kapsamında imzalanan hibe sözleşmesi ve eki bütçe kalemleri ile buna göre belirlenen azami bütçe miktarları, ... Kalkınma Programı Koordinasyon Merkezi tarafından yapılan işlemlerin projeye uygunluğunun denetlenmesi kapsamında gerçekleştirilen işlemler ve bunlara ilişkin düzenlenen evrak, Dairemizin 15.01.2020 tarihli bozma ilamı sonrası temin edilen bilgi ve belgeler, sanığa isnat edilen eylemler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iddianamede yer verilen ancak Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmayan, sanığın proje koordinatörü sıfatıyla 12 ay boyunca maaş olarak aldığı toplam 5.400 Euro, hayvanlar için yapılan ahıra kira bedeli olarak ödenen 5.000 Euro ve üyelerden kuruluş sermayesi olarak toplanan paralardan daha düşük miktar alınmış gibi göstererek aradaki farkın mal edinildiği şeklindeki isnatların yukarıda sayılan deliller, savunma, projeye yönelik işlemlerin sanık tarafından takip edilip gerçekleştirilmesi, hayvanların ihaleyle alınıp teslim edilmiş ve kiralanan ahırda bakılıyor olması, kuruluş sermayesine yönelik toplanan paralara ilişkin isnadın daha önce sahtecilik suçundan mahkumiyet kararına konu olan kooperatif genel kuruluna dair üye hazurun listesine dayandırılması ancak düzenlenen mizanda ise sermaye gelirinin üye başına 150 TL olarak kayıtlara alınması karşısında sübuta ermediği kabul edilmiş, iddianamede yer verilen kooperatif idari binası olarak gösterilen yer için ödenen kira bedeli 1.000 Euro, henüz hayvan alımı yapılmamış olduğu halde bakıcı ücreti olarak ödenen 1.836,87 TL, kooperatif tarafından herhangi bir gezi düzenlenmediği halde fatura karşılığı seyahat kaleminden ödenen 5.000 Euro ve proje eğitim çalışmaları kapsamında sanığın kendisine ait araç kiralanmak suretiyle kooperatif işlerinde kullanılmış gibi göstererek düzenlediği fatura bedeli 4.000 Euro'nun sanığın uhdesinde olduğu ve suç tarihlerinde anılan kooperatif başkanı olup gerçekleştirilen proje kapsamında Avrupa Birliği tarafından kooperatif hesabına gönderilen paralar üzerinde tasarruf yetkisi ile koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanığın eylemlerinin nitelikli zimmet olarak vasıflandırılmasına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; Dairemizin 15.01.2020 tarihli bozma ilamına yanlış anlam yüklenerek iddianame kapsamında yer almayan fiilleri de irdeler mahiyetteki bilirkişi heyet raporu hükme esas alınıp, kamu davası açılmayan; projeye uygun hayvan alımı yapılmamasından kaynaklı fazla ödeme ve düve nakliyesi için oluşturulan 3.000 Euro bedelli faturanın gerçeği yansıtmadığı, bu miktarların sanığın uhdesinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm tesis edilerek 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. madddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, kanundaki ifadelerin aynen tekrarı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılan artırımın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.