Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1455 Esas, 2022/2090 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/569 Esas, 2021/169 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 995 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... hissesi hakkında yapılan kamulaştırma işlemlerinin noter aracılığıyla çıkarılan tebligat ile malikin birlikte sakin eşi imzasına tebliğ edildiğini, kamulaştırmadan haberdar olduğu halde, 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde herhangi bir dava açmadığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın, kamulaştırma işlemlerine ilişkin belgeleri müvekkiline usulüne uygun tebliğ etmediği gibi müvekkili ile ilgili 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’unun (2942 sayılı Kanun) öngördüğü şekilde usulüne uygun bir adres araştırması yapmadığını, müvekkilin eşi ...'ın tebligatın yapıldığı tarihte okuma yazma bilmediğini, ilgili posta tebligat şerhinden de anlaşılacağı üzere tebligatın her hangi bir komşunun huzurunda yapılmadığını, bu yönü ile yapılan tebliğin kanun hükümlerine aykırı bir tebligat olduğundan kamulaştırmaya ilişkin tebligat işlemlerini geçersiz kılacağını, tebligattaki imzanın müvekkilin eşine ait olduğuna ilişkin olarak düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişsiz bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; İstanbul ili, ... ilçesi, ...’de bulunan 995 parsel sayılı taşınmazın, mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 02.02.1985 tarihli ve 3015/2043 sayılı Olur’ları ile kamulaştırıldığı, davacının adresine çıkartılan kamulaştırma tebligatının 04.03.1986 tarihinde birlikte sakin eşi ...'a tebliğ edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu tebligatın; muhatap yerine tebliği alan eşinin okuma yazma bilmediği, dolayısıyla tebligat metninde bulunan imzanın anılan kişiye ait olamayacağı ve okuma yazma bilmeyen kişiye 7201 sayılı Tebligat Kanun 'un (7201 sayılı Kanun) 24 üncü maddesindeki usul uyarınca tebligat yapılması gerekirken bu kurallara uyulmadığı gerekçesiyle usulsüz yapıldığı belirtilerek itiraz edilmişse de tebligat işleminin tebliğ memurunca muhatabın beyanına göre gerçekleştirildiği gibi tebliğ yapılan kişinin mazbataya imza attığı nazara alındığında tebligatın bu yönüyle de usulüne uygun bulunduğu, yapılan imza incelemesi sonunda gerekçeli ve usulüne uygun bilirkişi raporuna göre tebligat mazbatasındaki imzanın ...'ın eli ürünü olduğu anlaşıldığından davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının tespiti ile hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddinekarar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un (2942 sayılı Kanun) mülga 13 üncü ve 14 üncü maddeleri

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçeye göre davacıya kamulaştırma evraklarının usulüne uygun tebliğ edildiği halde 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde iş bu davayı açmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2023tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***