"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4057 Esas, 2022/2267 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/956 Esas, 2019/402 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 Sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili, davalılar vekili ile bir kısım dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, ... köyü 27 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
2. Bir kısım dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya konu taşınmazın aynına ilişkin davalılar aleyhine açılan davanın derdest olduğunu, söz konusu davanın eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın rayicinin altında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/568 Esas, 2018/767 Esas sayılı dosyalarında ihtilaflı olduğu gözetilerek işbu bedelin ileride çıkacak hak sahipleri adına ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba aktarılarak nemalandırılmasına, kıymet takdiri raporu ile belirlenen kısmına 22.01.2019 tarihinden karar tarihi olan 29.11.2019 tarihine kadar, fark kamulaştırma bedeline ise 22.01.2019 tarihinden kararın kesinleşmesine kadar yasal faiz işletilmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan göl olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, resmi verilerin aksine ürün verimi ve fiyatının yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, % 4 oranında uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazın sulu tarın arazisi vasfında olmadığını, sulama kaynağının belirtilmediğini, fark bedel için kararın kesinleşmesine kadar yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı idare harçtan muaf olduğu hâlde, bu hususun gözetilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, objektif değer artırıcı unsurlar bulunduğu hâlde, objektif değer artışının uygulanmamasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Bir kısım dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline kararın kesinleşmesine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması suretiyle gelir metodu esas alınarak resmi verilere göre değer biçilmesinde, taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artırıcı unsur ilave edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 7139 sayılı Kanun'la değişik 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin; “İdarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “İdarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın rayiç değerinin altında kaldığını, aynı köy sınırları içerisinde bulunan 12 parsel sayılı taşınmaz için objektif değer artırıcı unsur uygulanarak, taşınmazın metrekare birim fiyatının 24,31 TL olarak tespit edildiğini, objektif değer artırıcı unsur uygulanmamış olmasının hatalı olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin ihtilaf bulunduğu gözetilerek kamulaştırma bedeline fiili ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dahili davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.