"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/273 Esas, 2023/336 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/379 Esas, 2022/312 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun)22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırması, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 11 Şubat 2023 tarihli 32101 (Mükerrer) sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi uyarınca; 06.02.2023 tarihi itibarıyla olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna kayıtlı avukatlar ile diğer barolara kayıtlı olup aynı tarihte bu illerde bulunan avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen sürelerin 06.02.2023 tarihinden itibaren 06.04.2023 tarihine kadar duracağı, bu sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı gözetildiğinde; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Bornova ilçesi, ... ( ...) Mahallesi 271 ada 5 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması nedeniyle kamulaştırıldığını, Bornova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı ilamıyla da taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin müvekkillerine ödendiğini, muhdesatların mülkiyetinin davalı idareye geçtiğini ve muhdesatların yıktırıldığını, kamulaştırma amacına aykırı olarak taşınmazın özel şirkete kiraya verildiğini, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca geri alım hakkının kullandırılması ile taşınmazın payları oranında adlarına tesciline, bu talebin uygun görülmemesi halinde 22 nci madde uyarınca geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, taşınmazın kamusal bir alan olmayıp, parselasyon planı ile idareleri adına tescil edilmiş olduğunu, zeminin kamulaştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, parselasyonun akabinde de, belediye taşınmazı üzerinde kalan muhtesatların kamulaştırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 ve 1 yıllık sürelerin davada uygulanma imkanı bulunmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince yapılan bir duyurunun bulunmadığını, taşınmazın idarece kiraya verildiğinin öğrenilmesi üzerine bu davanın açıldığını, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı karar verildiğini, taşınmazın kamulaştırma amacı dışında kullanıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu İzmir ili, Bornova ilçesi, ... (...) Mahallesi, 271 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, 10.01.1989 tarihinde, davalı idare tarafından imar uygulaması nedeniyle kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işlemleri tamamlanarak davalı idare adına, 30.01.1989 tarihli ve 234 yevmiye sayısı ile tescil edildiği, taşınmazın üzerinde bulunan muhdesat ve yapılara dair ise davalı idarenin davacı olarak yapıların yıkımı ile taşınmazın boş olarak teslimi hususunda açtığı dava üzerine, Bornova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1996 tarihli ve 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı ilamı ile idarenin davasının kabulüne, muhdesatların bedellerinin taşınmaz maliklerine ödenmesine ve muhdesatların yıkılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davalı idare tarafından yıkıldığının anlaşıldığını, 2942 sayılı Kanun'un “Vazgeçme, İade ve Devir” kenar başlığını taşıyan ve 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı kanun ile değiştirilen 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra, taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23. maddeye göre geri alma hakları da düşer. Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz.” hükmü yer almakta olup, söz konusu maddede kamulaştırılan taşınmaza ihtiyacı kalmayan idarenin, kamulaştırmadan sonraki davranışları düzenlendiğini, Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli, 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı ve 11.06.2015 tarihinde yayınlanan kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 nci maddesi ile eklenen geçici 9 ncu maddesinde yer alan 22 nci maddesinin 1, 2 ve 3. fıkra hükümleri iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve halen kesinleşmeyen davada, 2942 sayılı Kanun'un 22/3 maddesi ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkanı kalmamış olsa da eldeki istinafa konu dava 17.12.2021 tarihinde açıldığını, kamulaştırma bedelinin kesinleştiği ve taşınmazın 30.01.1989 tarihinde kamulaştırmayı yapan idare olan davalı ... adına tescil edildiği, 5 yıllık sürenin bittiği, bu tarihten itibaren de davacıların geri almak haklarını yukarıda bahsedildiği üzere davalı idareye yapılan geri alma hakkının kullanılması için 27.01.2006 tarihli dilekçe ile öğrendikleri sabit olmakla, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığının anlaşıldığını buna göre de, dava tarihi 17.12.2021 olduğundan, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası maddesi bu dava sırasında yürürlükte olup, kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıllık ve bir yıllık sürelerin geçtiği belirlendiğinden, İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak Kamulaştırma amacı dışında kullanılan taşınmazın geri alım hakkını kullandırılmaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesine göre imar uygulaması yapıldığı ve taşınmaz zemininin 30.01.1989 tarihinde davalı idare adına imar uygulaması nedeniyle tescil edildiği sonrasında muhdesatların kamulaştırılmasının talep edilmesi üzerine, Bornova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1996 tarihli ve 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı ilamı ile muhdesat bedellerinin taşınmaz maliklerine ödenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davalı idare tarafından muhdesatların yıkıldığı ve işbu dosyamızda davacılar vekilinin taleplerinin ise 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22 nci maddesine dayalı olduğu anlaşılmış olup, taşınmaz zeminin imar uygulaması neticesi davalı idare adına tescil edilmiş olduğu, zemine yönelik bir kamulaştırma işleminin bulunmaması nedeniyle anılan madde gereğince talepte bulunulamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru görülmüştür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.