"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1839 Esas, 2023/2593 Karar
DAVA TARİHİ : 19.04.2021
KARAR : Esastan retDüzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/565 Esas, 2023/129 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare vekilinin yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.01.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat...gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Aksaray ili, ...ilçesi, ... köyü 1049 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yörede yetişmeyen patatesin münavebe sistemine dahil edildiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, münavebe sistemine yörede yetiştirilen bitkilerin dahil edilerek daha hakkaniyetli bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı alındığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkilinin kamulaştırılan taşınmazı için gerçek değerinden çok düşük miktarda kamulaştırma bedeli tespit edildiğini, müvekkiline ait taşınmazın değerinin yeniden tespit edilmesini, hükmedilen bedelin düşük olduğunu itirazları doğrultusunda yeniden belirlenen kamulaştırma bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu; ancak aynı bölgeden gelen ve denetimden geçen dosyalar gözetilerek, diğer dava dosyalarındaki taşınmazların konumu ile bu taşınmazın konumu Aksaray-Nevşehir Karayoluna yakınlığı dikkate alınarak %150 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen objektif değer artış oranının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında hüküm tarihindeki TÜİK endeksi ile dava tarihindeki TÜİK endeksi arasındaki farkın faiz olarak ödenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince belirlenen bedelle idare kıymet takdiri arasındaki fark bedelin karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesinin hak ihlali oluşturduğunu, patates masrafının hatalı olduğunu, yıllık net gelirin ek raporda düşürülmesinin hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının yetersiz olduğunu, Ticaret borsası verilerinin alınması gerektiğini, masraf kalemlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliğine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygundur.
4. 1.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca açılan bedel tespit ve tescil davasında aynı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrasına göre değerlendirmenin dava tarihi esas alınarak yapılması gerekir.
7. Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2021 yılı esas alınmak suretiyle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri getirtilerek bu verilere göre değer biçilmesi gerekirken, 2020 yılı resmi verileri esas alındığını belirten, denetime elverişsiz bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması hatalı olmuştur.
8. İlk Derece Mahkemesi kararında, hüküm altına alınan 233.502,05 TL bedelden idarenin kıymet takdiri raporunda belirtilen miktarın derhal ödenmesine, fark 9.901,04 TL'nin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına ve bu bedel ile faizinin ise karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verildiği, ancak İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli bankaya hitaben yazılan müzekkeresinde hüküm altına alınan 233.502,05 TL'nin davalı hesabına EFT ile ödenmesi talimatı verilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince bu hususa değinilmeden ilk kararla hükmedilen bedelin tamamına İlk Derece Mahkemesi karar tarihine kadar faiz işletilmesine karar verildiği gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin ödeme talimatı ile kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen 9.901,04 TL kısmının ne zaman ödendiği tespit edilerek o tarihe kadar faiz işetilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 28.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın 6100 Sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
N.E.