"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1830 Esas, 2024/57 Karar
DAVA TARİHİ: 09.11.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1469 Esas, 2020/289 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardan beri ortak alan garajın yarısını kendi dairesine kattığını, yarısını da depo gibi kullandığını, müvekkiline bu ortak alanları kullandırmadığını, davacının davalıyı uzun süre şifahi olarak uyardığını, davalının söz konusu taşınmazın ortak alanı üzerindeki müdahalesinin mennine ve eski hale getirilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine açılan ortak yerlere el atmanın önlenmesi davasının haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu apartmanın bizzat müvekkil tarafından arsası satın alınarak ve tamamen kendi imkanlarıyla 1997 yılında yaptırıldığını, davacının taşınmaza 1999 yılında malik olduğunu, söz konusu taşınmazın garajının müvekkil tarafından kendi dairesine katılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dava konusu ortak kullanım alanlarının emlak vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının dava konusu taşınmazda oturmadığını, ortak garajdan faydalanmasının mümkün olmadığını, davacının 4 yıldır başka yerde oturduğunu, adına kayıtlı daire 2'yi ise kiraya verdiğini, davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, binanın yapım aşamasında oluşan imara aykırılığın ise müvekkili tarafından 10.08.2018 tarihinde... Belediyesi'ne imar affı başvurusunda bulunularak giderildiğini, müvekkilinin dairesinde şuan için imara aykırı bir durumun söz konusu olmadığını,... Belediyesi'ne yazılacak müzekkere ile tespitinin yapılabileceğini, bu nedenlerle müvekkil aleyhine açılan iş bu haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sonradan ekleme olmadığını, taşınmazın zaten bu şekilde yapıldığını, tarafların kardeş olduklarını, hiçbir karşılık beklenmeden 2 numaralı bağımsız bölümün davacının kullanımına bırakıldığını, sözleşme olmasa da davacının dava konusu alanın kendisi tarafından kullanıldığını bildiğini, ortak alan olduğu belirtilen alanın yapım aşamasındaki hatadan dolayı ortak alan olarak kaydedildiğini, dolayısıyla düzeltilmesi için gereken masraflardan da sorumlu tutulamayacağını, davacının 10 yıl önce taşınmazdan ayrıldığını, davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.