Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1354 E., 2022/45 K.

DAVA TARİHİ : 09.02.2016

HÜKÜM/KARAR : Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/85 E., 2021/272 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici arasında Kayseri 3.Noterliğinin 13/12/2001 tarih ve 40630 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği müvekkiline verilmesi gereken üç bağımsız bölümden ikisinin devredilmediğini, iki bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmaz ise bedellerinin tahsilini, halen teslim edilmemiş olan bağımsız bölümler bakımından sözleşmede kararlaştırılan kira alacaklarının ve fazladan devri yapılan 24 m² arsa bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 14/06/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile bağımsız bölüm bedeli alacağı yönünden 50.000,00 TL olan talebini 280.000,00 TL'ye, kira bedeli alacağı yönünden 46.350,00 TL olan talebini 62.570,16 TL'ye çıkardığını, fazladan devredilen 24m² arsa bedeli alacağı yönünden 1000,00 TL’lik talebi bakımından ıslahta bulunmadığını beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kendinden kaynaklanmayan nedenlerle yapı ruhsatını 29.04.2010 da alabildiğini, inşaatın bitimi ile davacının teslime çağrıldığını ancak davacının gelmediğini, davacının talepleri ile ilgili ibraname imzaladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de sözleşmenin ifa ile tamamlanmaması ve taşınmazların sözleşme gereği teslim edilmemesi nedeniyle zamanaşımı süresi başlamayacağından itirazın yerinde görülmediği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre sözleşmeye konu taşınmaz ile ilgili olarak temel atma tarihi belli olmadığından Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre makul ruhsat alma süresi 6 ay kabul edilerek inşaata başlama tarihinin 13.06.2002 olarak kabul edildiği, buna göre inşaatın teslimi için geçecek 36 ayın sonunda dairelerin teslim süresinin 13.06.2005 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafından teslim edilmeyen 2 adet daire yönünden tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş ise de taşınmazların kat irtifakı tesisi sonrası bağımsız bölümlere ayrılarak kooperatif üyeleri adına tescil edilmiş olduğundan davacıya aynen devir ve teslimin mümkün olmadığı, bu nedenle tescil talebinin kabul edilemeyeceği, davalı tarafından taahhütname ve ibraname başlıklı belge ile her türlü kira tazminat bedellerinden feragat edildiği belirtilmiş ise de 04.12.2012 tarihli belgenin adi yazılı şekilde yapıldığı, resmi şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hükümlerini değiştiren belgenin resmi şekilde yapılması gerektiğinden geçerli olmadığı ve sonuç doğurmayacağı, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği gecikme nedeniyle kira bedelinin, 2 adet daire için 62.570,16 TL olduğu, davacının kendisine teslim edilmeyen 2 adet daire için dava tarihi itibariyle talep edebileceği bedelin 140.000,00 TL * 2 Daire = 280.000,00 TL olduğu, davacının 24 m² fazla arsa verildiğine dair talebi ile ilgili sözleşmede herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığından kanıtlanamayan 24 m² fazla arsa ile ilgili talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ; Tapu iptali ve tescil mümkün olmadığından 2 adet daire bedeli olan 280.000 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 50.000 TL 'lik kısmına dava tarihinden kalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Dairelerin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 62.570,16 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 46.350,00 TL 'lik kısmına dava tarihinden kalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Fazla devir yapıldığı iddia edilen 24 m² 'lik kısım yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde belirtildiği üzere davalı kooperatife karşı müvekkilince Kayseri 7.Noterliğinin 21/11/2013 tarih ve 37828 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi istendiğini , dosya kapsamı ile de sübut bulduğu üzere davalı kooperatif edimini yerine getirmediğini, keşide edilen ihtarname ile davalı kooperatifin temerrüde düştüğünü, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde açıkça "...Sözleşmenin ifa edilememesi nedeniyle 2 adet daire bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte..., ...kira bedelinin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini" talep edilmiş olmasına ve davalı kooperatifin keşide edilen ihtarname ile 21.11.2013 tarihinde temerrüde düşmesine rağmen, mahkemece talep edilen alacak kalemleri açısından dava dilekçesinde belirtilen kısım yönünden dava tarihinden, ıslahla artılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya, Yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu , dava konusu dairelerin bedelinin de rayiç değerinin çok altında belirlenmiş olup, mahkemece bu yöndeki rapora itirazları giderilmeksizin, itirazları nazara alınmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulmuş olduğunu, ayrıca dairelerin rayiç değerinin hüküm kurulmasına en yakın tarihteki bedeline göre belirlenmesi gerekirken dava tarihi itibari ile bedelinin belirlenerek hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olduğunu, bunun dışında müvekkili ...(muris) ve ...(mirasçı) tarafından davacı sıfatı ile dosya kapsamında toplam 6.658,59TL yargılama gideri yapılmış olmasına rağmen, mahkemece yapılan masrafın 5.331,99 TL olarak tespit edilerek hüküm kurulmuş olmasının da dosya kapsamına ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, bağımsız bölümlerin teslim edilmesi gerekli tarih 13.06.2005 tarihi olarak belirlenmiş olup, belirlenen temerrüt tarihine yargılama sürecinde tarafların bir itirazı olmadığından 13.06.2005 tarihinin, temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinde isabetsizlik olmamakla beraber; davacının hak ettiği bağımsız bölümler yönünden tapu iptali mümkün olmadığından, belirlenen temerrüt tarihindeki piyasa rayici uyarınca dairelerin bedelleri yerine dava tarihi itibariyle belirlenen bedellere hükmedilmesi doğru olmamakla birlikte, kararı istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma nedeni yapılmamış olup, bu noktada davacı vekilinin daire bedellerinin hüküm kurulmasına en yakın tarihteki bedeline göre belirlenmesi gerektiği yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacı taraf, faiz başlangıç tarihinin tam olarak anlamamakla beraber gecikme tazminatı açısından Kayseri 7.Noterliğinin 21.11.2013 tarih ve 37828 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ tarihi olması gerektiğini, dava dilekçesinde de gecikme tazminatının ödenmesi gereken tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsili talep edildiği halde dava dilekçesi ile talep edilen kısmın dava tarihinden, ıslah ile arttırılan kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin doğru olmadığını ileri sürmüş ise de; söz konusu ihtarname ile gecikme tazminatı talep edilmediği gibi, ihtarnamenin tebliğine ilişkin evrak da dosyada bulunmadığı , bulunmasına da gerek olmadığı, dava tarihinden evvel davalının temerrütü olmadığından, mahkemece dava dilekçesi ile talep edilen kısma 25.11.2013 olan dava tarihinden, ıslahla talep edilen kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde isabetsizlik olmayıp, bu yöndeki istinaf istemi de yerinde görülmemiş, davacı tarafça toplam 6.536,09 TL yargılama masrafı yapılmış olduğu halde, mahkemece 5.331,99-TL yargılama gideri üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasına karar verilmiş, ancak bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüyle hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; Kayseri 7. Noterliğinin 21.11.2013 tarihli ihtarnamesinin temerrüde düşürücü nitelikte olduğu ve bu nedenle faiz başlangıç tarihine dava tarihi olarak yanlış hükmedildiği, bağımsız bölümlerin rayiç bedellerinin çok düşük belirlendiğini, bağımsız bölüm bedelleri belirlenirken hükme en yakın tarihteki bedelin belirlenmesi gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise bedel, kira tazminatı alacağı ve fazladan devredilen arsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacının mirasbırakanının da aralarında olduğu arsa sahipleri ile davalı yüklenici yüklenici arasında Kayseri 3. Noterliğinin 13.12.2001 tarih ve 40630 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye göre davacının hissedarı olduğu, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, Kirişhane Mevkii, 626 Ada, 16 Parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazdaki davacının 210 m²lik arsasına karşılık 1 adet 1. Etaptan 2 adette 2. Etaptan olmak üzere 3 adet 120 m²lik bağımsız bölümlerin davalı tarafından davacıya verilmesi kararlaştırılmıştır.

2.1. Davacının kendisine düşen bağımsız bölüm bedellerinin tahsiline ilişkin istem bakımından, arsa sahibi davacının kendisine düşen bağımsız bölümlerin, teslimi gereken tarih itibariyle tamamlanmış durumdaki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenen bedelini talep edebileceği, somut olayda ilk derece mahkemesince dava tarihindeki rayiç değerlere hükmedildiği, ancak aleyhte istinaf olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu görülmüştür.

2.2. Davacı, Kayseri 7. Noterliğinin 21.11.2013 tarih ve 37828 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme gereği müvekkiline devri yapılmamış 2 adet bağımsız bölüm ile fazladan devredilen 24 m² arsa bedelinin müvekkiline tebliğden itibaren ödenmesini talep etmiştir. Söz konusu ihtarnamede, temerrüde düşürücü nitelikte açıkça bir bedel yazmadığı gibi kira alacakları da ihtarnameye konu edilmemiştir. Bu hali ile temerrüt söz konusu olmadığından dava ve ıslah tarihlerine göre faize hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***