Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/336 E., 2022/527 K.

DAVA TARİHİ : 01.12.2014

HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/361 E., 2021/1026 K.

Taraflar arasında açılan ihraç kararının iptali ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif tarafından müvekkili adına tahsisli dükkanlara tekabül eden beş adet üyeliği yönünden ihraç kararı alındığını, hile ve sahtecilik ile alınan ihraç kararının yok hükmünde olduğunu, kooperatif tarafından ihraç kararına rağmen ödemelerin kabulü edildiğini ve üyeliğin devamının benimsendiğini ileri sürerek üyelikten ihraç kararının iptali ile, davacının üyeliğinin tespitine karar verilmesini, davacıya tahsis edilen her bir dükkan için fazladan ödenen bedellerin tespiti ile, yapılan fazla ödemeler nedeniyle şimdilik davalılardan müşterek ve müteselsil olarak 1.000,00-TL'nin tahsiline, 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve Yaşar Temel Çoruh'tan tahsiline, her bir dükkan yönünden, mahrum kalınan kullama bedeli olarak şimdilik 1.000,00TLnın olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı kooperatif vekili; ihraç kararlarının 30.06.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, ihraç kararlarının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içinde iptal davası açılmadığını, bu nedenle ihraç kararlarının kesinleştiğini, diğer talepleri için ise talep hakkının 5 yıllık zaman aşımının dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı kooperatif temsilcisi, yöneticisi veya denetçisi sıfatının hiçbir zaman olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... vekili; müvekkilinin 16.09.2014'e kadar kooperatif yönetim kurulu başkanlığı görevini ifa ettiğini, davacının ileri sürdüğü tazminat istemleri, değeri itibariyle bizzat bilmesi gereken kalemlerden oluşmakta olduğunu, bu durumda, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararı ve miktarını belirterek bu değer üzerinden dava harcını ikmal etmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, davacı hakkındaki tüm işlemleri kooperatif yönetici sıfatıyla gerçekleştiğini, davacının müvekkiline yönelteceği herhangi bir istemin hukuki temeli olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihraç ihtarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, en son yapılan tebliğ tarihinin 30/06/2008 olduğu, davalı kooperatif tarafından davacının ihraç kararından sonra ortak olarak benimsemediği, davacının ihraç kararının tebliğinden yaklaşık iki yıl sonra davalı kooperatife 30.0000 TL ödeme yaptığı, paranın davacıya iade edildiği ve ödemeden sonra davacı tarafın toplantılara çağrılmadığı, davacının tüm üyeliklerinin ihraç kararı ile sona erdiği bu sebeple mahrum kalınan kira kaybı ve daireyi satması sebebiyle uğrayacağı zararında olamayacağı, bu durumda bu yöndeki talebinin de yerinde olmadığı, kaldı ki dosya içeriğine göre davacının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ihraç kararının iptali davası açmadığı, ödemelerinin geri iadesi, davalı tarafta bulunan davacı eşyalarının tahsili talepleri yönünden ise 5 yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu, davacının manevi zarara uğramadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin üyelikten çıkarılma işleminin, iş yerlerini haksız olarak kooperatife edindirmek ve çıkar ilişkisi sonucu üçüncü kişilere aktarmak amacıyla yapıldığını, müvekkilinin kooperatif yöneticileriyle görüşmesi sonucu; kendisinden ödeme yapılmasının istendiğini, müvekkilinin de banka havalesiyle 30.000,00 TL'yi kooperatif hesabına havale ettiğini, havaleden haberi olan kooperatifin bu bedeli ertesi gün çektiğini, müvekkilinin genel kurul toplantılarına da davet edildiğini, müvekkilinin fazla ödemesi olmasına rağmen istenen ödemeyi yaptığını, müvekkilinin 5 üyeliğinin bulunduğunu, her üyelik için yapmış olduğu ödemelerin hatırı sayılır boyutta olduğunu, kooperatifin kötü niyetli olduğunu, davanın kabul edilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihraç kararlarının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 30.06.2008 tarihinde kesinleştiği, 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ihraç kararlarının iptali konusunda dava açılmadığı, davalı kooperatifin ihraç kararından sonra davacının üyeliğe zımnen kabulü konusunda işleminin bulunmadığı, davacının davalı yöneticiler için talebinin de bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı, davanın 01.12.2014 tarihinde açıldığı, davacının diğer talepleri yönünden de 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği, mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile ihraç kararının iptali, fazla ödemeler nedeniyle yatırılan bedellerin istirdatı, mahrum kalınan kullama bedeli, 371 no.lu dükkan eşyaları ile birlikte devredildiğinden eşyalarının tazmini, bütün bu olaylar nedeniyle evini satmak zorunda kaldığından uğradığı zararın tazmini ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369/1 ile 371. maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesi

3. Değerlendirme

1. Kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre aidat yatırma, üye ile yazışma genel kurul toplantısına çağrı ve katılma gibi eylemlerle zımnen üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür.

2. Somut olayda, davacı tarafından, kooperatif hesabına ihraç kararlarından sonra 22.10.2010 tarihinde 30.000 TL yatırıldığı sabittir. İlk Derece Mahkemesince, paranın kooperatif tarafından davacıya iade edildiği kabul edilmiş ise de dosya kapsamından, davacı tarafından yatırılan paranın iade edilip edilmediği şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılamamaktadır.

3. Bu durumda Mahkemece ek rapor alınarak, davacının kooperatife yatırdığı paranın ne için yatırıldığı, ihraca konu üyeliğe ait aidat olup olmadığı, kooperatif tarafından paranın iade edilip edilmediği araştırılıp, iade edilmemiş ise yukarıda açıklanan ilkeler değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***