Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/590 E., 2022/311 K.

DAVA TARİHİ : 07.05.2008

HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinin tespiti ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve kendisine daire tahsis edildiğini, davalı kooperatife 26.000,00 TL aidat ödediği halde genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ileri sürerek davalı kooperatife üye olduğunun ve 5 no.lu dairenin adına tespitine, daire verilmediği halde ödediği bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyesi olmadığını ve kooperatife aidat ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

1. Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.05.2009 tarihli, 2008/366 E., 2009/311 K. sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar ile davacı tarafın bu kararın temyizine ilişkin isteminin yasal süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın davacı vekilince temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 03.10.2011 tarihli, 2011/1147 E., 2011/787 K. sayılı ilamı ile temyiz başvurusunun yasal süre içerisinde yapıldığının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın esasına ilişkin temyiz itirazları incelenerek davacının yenileme dilekçesini süresinde verdiği ve süre verilmesine gerek kalmadan da eksik harcı ikmal ettiği anlaşılmakla yenileme işlemi geçerli kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

2. Mahkemenin 12.01.2018 tarihli, 2013/439 E., 2018/19 K. sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarih, 2019/2013 E., 2019/2660 K. sayılı ilamı ile dava basit yargılama usulüne tabi olup somut olayda ilk işlemden kaldırmanın HUMK döneminde yapıldığı, ikinci takipsiz bırakmanın HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu, HUMK'ta takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılabilmesi için iki kez işlemden kaldırılması gerekirken HMK'nın bir kez işlemden kaldırmayı yeterli gördüğü, bu durumda HMK davacı aleyhine bir usul kuralı getirdiğinden HUMK yürürlükte olduğu dönemdeki takipsiz bırakma esas alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

3. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;

a) Davacının kooperatife ortak olduğu tarihinden sonra genel kurul hazirun cetvellerinde ise adı ve imzasının yer aldığı, davacının üyelikten ihraç edildiğine veya üyeliğinin devri ile ilgili savunma ve delil de bulunmadığı gerekçesiyle davacının kooperatife üye olduğunun tespitine,

b) Davacının daire tahsisi, olmadığı takdirde ödenen paraların iadesi talebi yönünden; davacının yaptığı ödemeye ilişkin belge asıllarının dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından sunulan 19.02.2004 tarihini taşıyan 45 no.lu hesap mutabakatı hakkındaki yönetim kurulu kararı kopyası incelediğinde bahsi geçen kararın A4 kağıt formatında olduğu, yönetim kurulunun 3 üyesi tarafından imzalandığı, altında kooperatif kaşesi olduğu görülmekle aynı kağıdın arkasında yer alan orijinal karar defteri formatından farklı olduğu ve karar defterlerinde yer aldığı şekilde matbu sayfa numarasının bu belge kopyasında yer almadığı, davacının yaptığı ödemeyi tevsik eden başkaca ibare bulunmadığı, ödeme alındığına dair sunulan yönetim kurulu kararında alınan ödemenin şekli ve ayrıntısına yer verilmediği, kooperatif kayıtlarına davalıdan kaynaklanmayan sebeplerle ulaşılamadığı gerekçesiyle davacının terditli taleplerinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödeme makbuzları ve hesap kesim mutabakatı belgelerinde imzaları olan o zaman ki kooperatif yöneticilerinin çağrılarak imzalarının kendilerine ait olup olmadığına ilişkin beyanlarının alınmadığını, hesap kesim mutabakatı belgesinin alındığı yönetim kurulu karar defterinin arkasında noter tasdikinin bulunduğunu, karar defterinde ara tasdik yapılmadıyda 2004 yılına ilişkin kararın 2003 yılına ait defterde yer almasının mümkün olmadığı yönünde değerlendirme yapan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bu durumun kooperatifin iç işleyişi ile ilgili olduğunu, kooperatife yaptığı ödeme karşılığında müvekkile bu belgeleri verdiklerini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını tekrar ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti, dairenin adına tespiti mümkün olmaması halinde kooperatife ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından, kooperatife ait 2004 ve öncesine ilişkin defterlerinin kooperatifin eski yöneticisi ve davacının da babası olan ... tarafından yargı kararına rağmen yeni kooperatif yönetimine teslim edilmediği, bu nedenle kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, eski yönetici ve üyelerle kooperatif arasında devam eden davalarda sunulan bir kısım belgeler, tarafların sundukları deliller, ticaret sicil evrakları, davacı tarafça fotokopisi sunulan kesin hesap mutabakatı, tahsilat makbuzları üzerinde inceleme yapan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafça dosyaya sunulan senet bedeli ödemelerine ilişkin tahsilat makbuzlarına ne şekilde numara verildiğinin anlaşılmadığı, senet vadelerinin birer ay arayla olması ve vade tarihinde ödeme yapıldığı yazılı olmasına rağmen tahsilat makbuzlarının birbirinin takip eden numaralar aldığı, matbu evrak kullanan kuruluşlar için mutat bir uygulama olmadığından sunulan tahsilat makbuzu fotokopilerine itibar edilemeyeceği, aslının da dosyaya sunulmadığı, yine davacının dosyaya fotokopisini sunduğu hesap mutabakatına ilişkin yönetim kurulu kararının A4 kağıt formatında olduğu, kooperatif kaşesi ve yöneticilerin imzası olduğu görülmekle aynı kağıdın arkasında yer alan orijinal karar defteri formatından farklı olduğu ve karar defterlerinde yer aldığı şekilde matbu sayfa numarasının bu belge kopyasında yer almadığı, mutabakat belgesinin arkasında yer alan karar defterinin kullanılacağı dönem olarak noter açılış tasdik kopyasında 30.04.2003-31.12.2003 dönemine yer verildiği, defterler incelemeye ibraz edilmediğinden ara tasdik yapılmadı ise 2004 yılına ilişkin kararın 2003 yılına ait bir defterde yer alması mümkün olmadığı, bu nedenle sunulan hesap mutabakatına ilişkin yönetim kurulu kararı fotokopisine de itibar edilemeyeceği, aslının da dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***