"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1222 E., 2022/827 K.
DAVA TARİHİ : 25.12.2018
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/267 E., 2021/11 K.
Taraflar arasında tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı idare arasında değişik tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, davacı şirketin sözleşmeler uyarınca yüklendiği edimini süresinde yerine getirmesine rağmen hak ediş alacaklarının sürekli olarak geç ödendiğini, bu sebeple davacının zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak edişleri ihtirazi kayıt olmadan kabul ettiğini, sözleşmede hakediş alacaklarının Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığının nakit akışına göre ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının ihtar göndermek suretiyle davalıyı temerrüde düşürmediğini, zararının delilleriyle birlikte açıklaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ihale sözleşmenin eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42 nci maddesine göre davacının geçici hak edişleri geç aldığı, geç alma dolayısıyla herhangi bir itirazi kaydı ve dilekçesi bulunmadığı gözetildiğinde hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmelerde ödeme süresine ilişkin olarak belediyenin nakit akışına göre ödeneceğinin belirlenmiş olduğu da açık olduğundan davacının davalıdan munzam zarar talebinin yerinde olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın hak ediş alacağından kaynaklanmadığını, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42 nci maddesinde hak edişlerin ne kadar sürede ödeneceğinin hüküm altına alındığını, bu sebeple hak edişlerin ödeme sürelerinin belirlenebilir vade içerdiğini, davacı şirketin faturalarını davalı belediyeye tebliğ ederek borcun ödenmesini talep etmekle ihbarda bulunduğunu, böylece davalı belediyenin temerrüde düştüğünü, munzam zararın bir tazminat alacağı olduğunu, kaynağı ne olursa olsun borçlunun kusura dayanan temerrüdü sonucu ortaya çıktığını, Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararında alacağın uzunca süre ödenmemesinin kamu idarelerinin bunu bir keyfiyete dönüştürmesinin önüne geçilmesi için mülkiyet hakkı ihlali olarak kabul edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı TBK nın 122 nci maddesinde düzenlenen munzam zararın varlığı için borçlunun mütemerrit olması, borçlunun temerrüdü ile aşkın zararı arasında nedensellik bağı olması, temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın bulunması ve borçlunun zararın doğumunda kusurlu olması koşullarının gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda yanlar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin eki mahiyetindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42 nci maddesinde hak edişlerin miktarı, düzenleneceği tarih ve onay tarihleri açıkça gösterilmediğinden kesin vade olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacı tarafından davalıyı alacak miktarını gösterir ödeme talepli ihtarname ile usulen temerrüde düşürdüğü ileri sürülüp ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı munzam zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.