Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/208 E., 2022/284 K.

HÜKÜM : Esastan Red

BÖLGE ADLİYE

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2018/2543 E. -2018/2363 K.

1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemli davada verilen

11/06/2018 tarihli ilk karar ile davanın kısmen kabulü ile 55.723,18 TL alacağın; 500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye 55.223,18 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 01/11/2019 tarihli 2019/534 E. ve 2019/4285 K. sayılı ilamı ile; davanın adi ortaklığı oluşturanlardan ......Limited Şirketi tarafından açıldığı, diğer adi ortağın davaya muvafakatı sağlanmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacı yüklenicilerin adi ortaklık şeklinde sözleşmeyi imzaladıkları hususu nazara alınarak davacı konumunda bulunmayan diğer adi ortak olan ...’in davaya muvafakatının sağlanması, bu muvafakat sağlandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi, muvafakat sağlanamaz ise davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün davalı yararına bozulmasına verilmiştir.

4- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen 15/11/2020 tarihli ikinci karar ile davacı vekilleri tarafından vekaletname sunularak taraf teşkili sağlandığı, taraflar arasında ... Orman İşletme Şefliği 166-168-172-178-179 ve Yaylacık Orman İşletme Şefliği 263-281-282 Yolları Sanat Yapısı yapımını konu alan 28/06/2013 tarihli sözleşmenin feshinde davalı iş sahibi haklı ise de davacının bazı imalatları sözleşmede yazılı metrajlardan daha fazla yaptığı ve davacının yapmış olduğu işlerin metrajları ile teklif ettiği sözleşmede yazılı birim fiyatları çarpıldığında yaptığı işlerin toplam 193.961,65 TL olduğu, davalının ise gecikme cezası ve diğer kesintileri yaptıktan sonra davacıya 138.139,21 TL ödeme yaptığı, davacının yaptığı imalat miktarına göre davalıdan 55.723,18 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.723,18 TL'nin dava dilekçesi ile talep edilen 500,00 TL'si yönünden dava tarihinden, bakiye 55.223,18 TL'si için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmiştir.

5- İkinci karara karşı süresinde davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 17/06/2021 tarihli 2021/3130 E. ve 2021/2836 K. sayılı ilamı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda proje üzerinden hesaplama yapıldığı, keşif sonrası alınan ilk raporda imalata yönelik bir belirleme bulunmadığı, sözleşme birim fiyatlı sözleşme olduğundan yüklenicinin fazladan yaptığını iddia ettiği işleri ispatlaması gerektiği, somut olayda proje kapsamında yapılan hesaplama ile yüklenicinin yaptığı işler ispatlanamayacağından ve dosyadaki delillerle fazla iş yapıldığı da tespit edilemediğinden davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu ayrıca sözleşmenin 8. maddesi gereği Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olup şartnamenin 12/6. maddesindeki“işlerin devamı sırasında yüklenici, proje uygulaması konusunda kendisine yapılan tebliğin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu veya bildirim konusunun fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı görüşüne varırsa, bu husustaki karşı görüşlerini 14 üncü madde hükümlerine göre idareye bildirmek zorundadır. Aksi halde aynı maddenin diğer hükümlerine göre işlem yapılır” ve 14/3. maddesindeki “Yüklenici, üstlenmiş olduğu işleri, sorumlu bir meslek adamı olarak fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmayı kabul etmiş olduğundan, kendisine verilen projeye ve/veya teknik belgelere göre işi yapmakla, bu projenin ve/veya teknik belgelerin iş yerinin gereklerine, fen ve sanat kurallarına uygun olduğunu, ayrıca işin yapılacağı yere, kullanılacak her türlü malzemenin nitelik bakımından yeterliliğini incelemiş, kabul etmiş ve bu suretle işin teknik sorumluluğunu üstlenmiş sayılır. Bununla birlikte yüklenici, kendisine verilen projelerin ve/veya şartnamelerin, teslim edilen işyerinin veya malzemenin veyahut talimatın, sözleşme ve eklerinde bulunan hükümlere aykırı olduğunu veya fen ve sanat kurallarına uymadığı hususundaki karşı görüşlerini teslim ediliş veya talimat alış tarihinden başlayarak on beş gün içinde (özelliği bakımından incelenmesi uzun sürebilecek işlerde, yüklenicinin isteği halinde bu süre idarece artırılabilir) idareye yazı ile bildirmek zorundadır. Bu sürenin aşılması halinde yüklenicinin itiraz hakkı kalmaz. Yüklenicinin iddia ve itirazlarına rağmen, idare işi kendi istediği gibi yaptırdığı takdirde yüklenici, bu uygulamanın sonunda doğabilecek sorumluluktan kurtulur” hükümleri gereğince yüklenicinin kendisine verilen projelerin hatalı olduğunu tespit etmesi halinde durumu iş sahibine bildirmesi gerekli olup, bu şekilde bir bildirim yapıldığı da ispatlanamadığından projelerin hatalı olması nedeni ile ortaya çıkan durumdan davacının sorumlu olduğu belirtilerek, temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

6- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen 25/05/2022 tarihli üçüncü karar ile bozma gerekçelerine yer verilerek bilirkişi raporlarının proje üzerinden hesaplanmış olması, yapılan imalatlara ilişkin belirleme bulunmaması ve davacının fazladan yaptığı işleri ispatlayamaması belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

7- Bu karara karşı davacılar vekilince süresi içerisinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle davacı yüklenicinin mevcut deliller karşısında davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

***