"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/293 E., 2023/140 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/537 E., 2021/320 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
1-Davacı yüklenici vekili, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan kar kaybı ve sözleşme dışı yapılan işler bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/384 Esas sayılı dosyasıyla kar mahrumiyeti nedeniyle 288.315,00 TL, sözleşme dışı işler ile ilgili 254.307,00 TL'nin davalı idareden tahsiline karar verildiğini, kararın kanun yollarından geçerek 23.05.2011 tarihinde kesinleştiğini, ancak hüküm altına alınan tutarın davacının zararını karşılanmaktan uzak kaldığını ve davacının borç ve faizlerin kapatılması amacıyla taşınmazların satılmak zorunda kalındığı iddiasıyla munzam zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, taşınmaz satışları ile zarar arasında illiyet bağı olmadığı, davacının davasının subut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı yüklenici vekilince duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davacı yüklenici tarafça kar mahrumiyeti ve sözleşme dışı işler bedelinin tahsili istemiyle 2007 yılında açılan davada, hükmedilen alacağın davalı idareden 2011 yılında faiziyle birlikte tahsil edildiği, tahsil tarihi ve öncesinde enflasyon ve faiz oranları dikkate alındığında bu oranların yüksek olmadığı ve ayrıca davacının yargılama aşamasında da munzam zararını ispat edemediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.