"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ksımen Kabul-Kısmen Ret
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada banka teminat mektubunun iadesi, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davada davacı-karşı davada davalı tarafından teminat mektubunun iadesi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket taahhüdünde yapılan ... Mareşal ... Hastanesi Tamamlama İnşaatı'nın 2000 yılında yapılarak geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, taraflarca tanzim ve imza altına alınan kesin hesabın ... İnşaat Emlak Başkanlığı'nca tasdik edilerek 23/02/2001 tarihinde Ankara İnşaat Emlak Daire Başkanlığı'na sunulduğunu, sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesi gereği kesin hesapların 6 ay içerisinde incelenip onaylanması gerektiğini, bu süre geçtikten sonra idarenin kesin hesabı değiştirme yetkisi bulunmadığını, idare tarafından kesin kabul esnasında belirtilen kusur ve eksikliklerin verilen süre içerisinde tamamlandığını ve giderildiğini, ayrıca müvekkili şirkete herhangi bir ceza tatbik edilmesinin söz konusu olmadığını, buna karşılık kesin hesap aşamasında 1.183.070.080.277-TL borç bulunduğu belirtildiği, itirazları üzerine ... ... İnşaat Emlak Başkanlığının 07/05/2003 tarih ve 6101-261-03/İnş.Ş (835-13) sayılı yazısında bu defa başka bir emir ilgi gösterilerek kesin hesap ile 958.878.287.220-TL borç bulunduğunun bildirildiğini, yapılan işlemin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek toplam 476.551,24 TL tutarındaki 10 adet teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2004/168 Esas sayılı davada davacı iş sahibi vekili dilekçesinde; davalının ... Mareşal ... Hastanesi Tamamlama İnşaatı yüklenicisi olduğu, inşaata ait kesin hesapların Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 40.maddesi gereğince incelenerek müteahhidin idareye 958.878,28 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, BİGŞ'nin 39 ve 40. maddeleri gereğince yüklenici itirazları değerlendirilerek onaylanan kesin hesap sonucuna göre tanzim edilen kesin hakedişin firmaya tebliğ olunduğu, ancak yüklenicinin kesin hakediş raporunu imzalamadığını ve kesin hesap borcunu ödemediğini ifade ile davacı Milli Savunma Bakanlığı'nın 958.878,28 TL hakedişin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3.Birleşen 2005/91 Esas sayılı davada davacı iş sahibi vekili dilekçesinde; ... Mareşal ... Asker Hastanesinin tamamlama inşaatı işini üstlenen ... İnş. Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.'nin yaptığı işte çatılarda meydana gelen hasarların yüklenici tarafından giderildiği, ancak 05/04/2003 tarihinde hastanenin ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, röntgen ve acil hizmet polikliniği çatılarının onarımı iyileştirilmesi yapılıp bu şirketlere ödeme yapıldığı, davalılar rızaen eksiklikleri gidermediğinden dolayı davacı Milli Savunma Bakanlığının talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile 207.824,63 TL'nin ... Ltd. Şti'den, 1.591.697,16 TL'nin ... Ltd. Şti.'den en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği belirtilmiştir.
4.Birleşen 2006/262 Esas sayılı davada davacı iş sahibi vekili dilekçesinde; davalının ... Mareşal ... ... Hastanesi tamamlama inşaatı kapsamında bir kısım bölümlerinin inşaasını yaptığı, işin kesin kabulü ile 02/08/2001 tarihinde yapılarak binanın hizmete açıldığı, birkaç yılın geçmesi ile üç bloktan oluşan hemşire misafirhanesinin betonarme taşıyıcı sisteminde çatlaklar görülerek İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesine inceleme yaptırıldığı, raporda tüm bloklar için beton kalitesinin düşük olduğu, kirişlerin bir kısmında belirgin hasar bulunduğu, kolonların %40'ında boyuna donatı eksiklikleri olduğu, yine kolonlarda kuşatılma bakımından yetersizlik olduğunun tespit edildiği, söz konusu sorunlar nedeniyle davalı firma tarafından ödenmesi gereken miktarın KDV dahil 62.733,04-TL olduğu, eksiklerin ikmal edilmesi için davalıya noter kanalıyla tebligat yapıldığı, davalının sadece bodrum kattaki 4 adet kirişin 12 çatlak bölgesine epoksi enjeksiyon uygulaması yaptığı, diğer eksiklikleri gidermediği gerekçesi ile 62.733,04-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü hususların haksız, fiili ve hukuki duruma aykırı olduğunu, ikinci kez incelenip onaylanan kesin hakedişe göre müteahhidin 958.878,28 TL borcu bulunduğu tespit olunarak müteahhit firmaya tebligat yapıldığını, müteahhit firmanın itirazları nedeniyle kesin hesabın tekrar incelendiğini ve itiraza konu olan imalatlar hakkında yapılabilecek ilave bir işlem bulunmadığının belirlendiğini, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri uyarınca alınan teminat mektupları üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması için itirazda bulunulduğunu, kesin hesap dosyası ve inşaat mahallinde yapılan incelemeler sonucu projede olduğu halde yaptırılmayan eksik veya hatalı yaptırılan bazı imalatların olduğunu, mevcut koşullarda 2886 sayılı İhale Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri uyarınca verilen teminatların sözleşmenin 23. maddesi gereği nakde çevrilmesinin Kanunun ve sözleşmenin amir hükümleri gereği olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Birleşen 2004/168 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından inşaatın 2000 yılında tamamlanarak geçici kabulün 23/06/2000, kesin kabulün 02/08/2001 tarihinde yapıldığını, 2000 yılında hazırlanan işin kesin hesabının davalı şirket ve kontrol teşkilatı tarafından düzenlenerek imzalandıktan ve ... İnşaat Emlak Başkanlığınca tasdik edildikten sonra 23/02/2001 tarihinde Ankara İnşaat Emlak Daire Başkanlığına sunulduğunu, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 40.maddesi uyarınca idarenin, teslim aldıkları kesin hakedişi en geç 6 ay içinde inceleyerek onaylamaları gerektiğini, 02/10/2002 tarih ve 6101-659-02/inş.Ş.1856 sayılı yazısı ile 1.183.070,08 TL hak ediş borcunun 25 Ekim 2002 tarihine kadar yatırılması aksi takdirde borcun teminattan karşılanacağının bildirildiğini bilahare idarenin 07/05/2003 tarih ve 6101- 261-03/niş.Ş.(835-13) sayılı yazılarıyla bu sefer başka bir emir ilgi gösterilerek kesin hakedişten 958.878,28 TL borcun olduğundan bahisle borcun 15/05/2003 tarihine kadar yatırılmasını istediğini, hukuka, sözleşmeye, ticari örf ve adete, hukuk devleti kurum ve kurallarına aykırı bir durum olduğunu, idareye böyle bir borcun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3.Birleşen 2005/91 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, iş tamalanarak usulüne uygun teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen 2006/262 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; binaların yapımı sırasında bu konuda yetkili ve görevli kontrol teşkilatı tarafından demir teslimi ve beton dökümünden alınan örneklerin Karayolları ... bölgesindeki laboratuvarlarda test edilip alınan raporların idareye sunulduğunu, projelerin deprem yönetmeliğine uygun olduğunu, binalarda meydana gelen olası değişikliklerin yıllar içerisinde kullanmadan, binaların içinde bulunduğu iklim koşullarından, zemin yapısı ve yer hareketlerinden ve benzeri birçok etmenden oluşabileceğini, beş yıla yakın bir süredir tamamlanmış olan binalar için şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/499 Esas, 2015/856 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki işe ait 9 adet hak ediş raporunun ödendiği, kesin kabul tutanakları ekindeki 1 no.lu tutanakta kusurlu ve eksik imalatların belirtildiği, bu eksikliklerin gözle görülen eksiklikler olduğu, proje detaylarında görülen bazı imalatların yerinde olmadığı, gözle görülemeyen bazı imalatların eksik yapıldığı veya hiç yapılmadığı, bazı imalatların ise metraj değerlerinin ara hak edişlerde ve kesim hesapta ciddi miktarda arttırıldığı, bedellerinin ara hak edişlerde alındığı, davacının kesin hesabın yapılmasıyla birlikte fazla ödenen ara hak edişleri müktesep hak ediş olarak gördüğü, ancak ara hak edişlerin acele hesap yapılmış ödemeler olduğundan sonradan düzeltilebileceği ve yükleniciye yapılan fazla ödemelerin kazanılmış hak oluşturmayacağı, kusurlu inşaat için ödenen geçici istihkakın her safhada geri alınabileceği, mahallinde 24/11/2008 tarihinde yapılan keşifte imalatların tek tek incelendiği, iki kesin hak ediş arasında miktar farklarının olduğu, bu farklılığın tarafların proje değer ve boyutlarında sehven yapmış oldukları alımlardan kaynaklandığı, kesin hak edişlerde hata olduğu gibi idare tarafından yapılan düzeltmelerde de hataların olduğu, hastane binası inşaatında çevre emniyet duvarı inşaatında menfezlerle ilgili hemşire misafirhanesi inşaatında hesaplama hatalarının olduğu, yeniden düzenlenen ve hak edişlere göre tarafların alacak ve borç durumlarının tekrar hesaplandığı, buna göre asıl davanın reddine, birleşen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/168 Esas sayılı dosyasında davanın 638.163,62 TL üzerinden kısmen kabulü ile 15/05/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/91 Esas ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/262 Esas sayılı dosyalarında açılan davanın reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/499 Esas, 2015/856 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 13.07.2017 tarih ve 2017/208 Esas, 2017/2887 Karar sayılı ilamında; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile kesin hesaba ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, mahkemenin kesin hesap yönünden uyuşmazlığı yeterince incelemediği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre 5 yıl olacağı, mahkemece yapılması gereken işin yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan sözleşme ve dosyadaki mevcut deliller, tutanak ve tüm belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle taraflar arasındaki kesin hesabı denetime elverişli bir biçimde yeniden çıkartmak, davalı iş sahibinin buna göre fazla ödemesi olup olmadığını, varsa bunun nelerden kaynaklandığı ve miktarını belirlemek, taraf itirazları olduğunda bunları cevaplandırmak üzere gerektiğinde ek rapor almak, birleşen 2006/262 Esas sayılı dosyada nefaset bedeli ve giderilmeyen ayıpların giderim bedeli konusunda da yine gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle asıl ve birleşen 2004/168 ve 2006/262 Esas sayılı davalarda sonucuna uygun hüküm kurmak olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bilirkişi raporlarından, yapının dayanımı ve statiği ile ilgili olarak herhangi bir ayıp tespit edilmediği, yapının mevcut hali ile idare tarafından yıllardır kullanıldığı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıya 66.718,22 TL borcu olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre teminat mektuplarının iadesi koşulları gerçekleşmediği belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/168 Esas sayılı dosyasında açılan davanın 66.718,22 TL üzerinden kısmen kabulü ile 15/05/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/91 Esas ve birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/262 Esas sayılı dosyasında açılan davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-Birleşen Davalar Davalı Yüklenici Vekili Temyiz Dilekçesinde;
1.Davalı idarenin alacak tazminat taleplerinin mesnetsiz olduğunu, yapım işinin 2002 yılı içinde tamamlandığını, davalı firma ve idare yetkililerince yerinde denetlenerek hesabı yapıldığını, ataşmanları ve tartı tutanakları Ankara İnşaat Emlak Bölge Başkanlığının 2000 yılı öncesine ait İnşaat Emlak prensipleri uyarınca hesaplanıp düzenlendiğini, ancak, kesin hesaptan tam 2 yıl sonra 2003 yılında ... Ankara İnşaat Emlak Bölge Başkanlığı 2003 yılına ait inşaat emlak prensiplerini dikkate alınarak yaptığı hesaplama ile yüklenici firmaya fazladan ödeme yapıldığı sonucuna ulaştığını, bu nedenle fazla ödeme iddiasının dayanaksız olduğunu, fazla ödeme hesabının yukarıda belirtilen dönemsel prensip emirlerinin yanlış uygulanmasından kaynaklandığını, idarenin 2000 öncesine ait yapım işine 2003 yılına ait inşaat emlak prensip emirlerini uyguladığını, öte yandan eksik ve ayıplı imalattan söz edilemeyeceği tüm bilirkişi raporlarında tespit edildiğini,
2. Davalı idarenin alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sebesiz zenginleşme hükümleri uyarınca zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra hakkın düşeceğini; İlk Derece Mahkemesinin kararının, birleştirilen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/168 Esas sayılı dosyası yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
2. Davalı-Birleşen Davalar Davacı İdare Vekili Temyiz Nedenleri;
1. Birleşen Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/168 Esas sayılı dosyası 968.878,30-TL tutarında kesin hesap borç miktarı, bazı imalatların yerinde hiç yapılmaması veya eksik yapılmasından, ataşman sayfalarında belirtilen bazı imalatların ölçülerinin yerinde yapılan ölçümlerle farklılık göstermesi nedeniyle, metrajlarının rakamsal miktarlarının abartılmış olması veya imalatlarının metraj sayfalarında mükerrer olarak alınmasından kaynaklanan bir dava olduğunu, söz konusu usulsüzlükler ve farklılara dair haklılıkları ortadayken davanın kısmen reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2. Dava konusu iş ticari iş niteliğinde olmakla kabul edilen miktara reeskont faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu,
3. Birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/91 Esas sayılı dosyası ile sonradan meydana gelen çatı hasarı ve bunun için yapılan işler nedeniyle uğranılan zararın yüklenicinin tahsilini talep etmelerine rağmen davanın reddine dair karar verildiğini, ancak dosyadaki tespit dosyalarında ve alınan bilirkişi raporlarında yüklenicinin kusurlu olduğu tespit edildiğini ve bunun üzerinde dava açıldığını, davanın reddinin hakkaniyete aykırı olduğunu,
4. Birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/262 Esas sayılı dosyasında hastanenin betonarme taşıyıcı sisteminde çatlaklar görülmesi ve İTÜ İnşaat Fakültesi tarafından verilen raporda yapının deprem güvenliğinin olmadığı ve güçlendirme yapılması gerektiği belirtilmesi üzerine meydana gelen zararın yüklenici şirketten tahsilini talep etmelerine rağmen davanın reddine karar verildiğini, bahse konu bina ile ilgili olarak devir sonrası Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından 06.03.2018 tarih 64296492 barkotlu yazısı ile gönderilen Selçuk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından düzenlenen teknik rapor bulunduğunu, söz konusu raporun sonuç bölümünde de ''Yapıda kullanılan beton malzeme kalitesinin (ortalama 3-5 MPa) seviyesinde olması'' ve ''Kolonlarda önemli oranda gevrek eleman bulunması'' gibi sebeplerden yetersiz bulunduğu, mevcut beton kalitesi ile güçlendirilebilmesinin mümkün olmadığı ve yıkılmasının daha uygun olacağı bildirildiğini, hâlihazırda 20 küsur yıllık bir bina hakkında yıkım tavsiyesi bulunması söz konusu yapım işinin uygun halde yapılmadığının ispatı niteliğinde olup bahsi geçen raporun evvelce dosyaya sunulduğunu, anlaşılacağı üzere 2006 yılında dahi binanın depreme dayanaklı olmaması sebebi ile dava ikame edilerek güçlendirme masrafları talep edildiğini; buna rağmen yerel mahkemece verilen kararda binanın halihazırda kullanıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada teminat mektuplarının iadesi, birleşen davada kesin hesap borcunun tahsili, birleşen diğer davalarda da ayıp giderim bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, aynı Kanunun 225-239 maddeleri, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Asıl dava, eser sözleşmesi uyarınca verilen kesin teminat mektuplarının iadesi istemiyle açılmıştır. Davalı kesin hesaptan davacının borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleşen davasında, kesin hesap borcunun tahsilini, birleşen diğer davalarda da ayıp giderim bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
3.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 17.02.1999 tarihli ... Mareşal ... Hastanesi tamamlama inşaatı işine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmıştır. Asıl davada davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşme konusu inşaatın 05.07.2000 tarihinde geçici kabulü, 02.08.2001 tarihinde kesin kabulü yapılmıştır. Kesin hesaplarda taraflar anlaşamadığından uyuşmazlık çıktığı anlaşılmaktadır.
4.Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda; hakediş dokümanları ile hesap cetvelleri üzerinde yapılan araştırma neticesinde; teminat mektubu iadesi koşulları oluşmadığı, kontrol teşkilatı tarafından düzenlenerek ödemesi yapılan ara hakedişlerle yapılan ödemelerde maddi hata ve kesin hesap tespitlerine nazaran fazla ödeme tespit edildiği, yapılan yanlış hesaplama nedeniyle yüklenicinin 66.718,22 TL idareye borçlu bulunduğu, yapılan bu fazla ödemenin iadesi gerektiği anlaşılmıştır.
5.İş sahibinin iddia ettiği ayıptan ... zararın ispatlanabilmesi ve hesaplanabilmesi amacıyla yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde; taşıyıcı sistemlerdeki kusur iddiasına ilişkin olarak yapının dayanımı ve statiği ile ilgili Boğaziçi Üniversitesince
Ülker Mühendislik firmasına hazırlatılmış olan raporun davalı ve davacı arasındaki probleme
tam olarak cevap vermediği, tüm yapı yönünden tespit ve hesaplama yapılmadığı, yalnız K
bloktaki bir kat için tespit ve hesaplama yapıldığı, bu tespitin tüm bloklara şamil edilmesinin
teknik açıdan mümkün olmadığı,
somut olayda yapım ve kesin kabulden sonra geçen sürenin uzunluğu, yapının aradan geçen sürede kullanılmaya devam edilmesi, statik açıdan
yapının ayıplı olup kesinti yapılması gerektiğini gösteren bir hususun somut olarak ortaya konmadığı, İTÜ
tarafından 2006 yılında (yapım tarihine yakın bir tespit raporu) yapıdaki davaya konu hasar
yönünden yapı dayanımının uygun olduğu, güçlendirmeye gerek olmadığı yönünde
akademisyen inşaat mühendisleri tarafından görüş ve kanaat belirtildiği, yapım ve tasarım yılı ile olay birlikte değerlendirildiğinde güçlendirme konusunda kesinti yapılabilmesi için güvenlik sınırlarını aşar nitelikte kusur olduğunun kesin olarak tespiti gerektiği hususları tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda ayıp giderim bedelinin tazmini istemlerine ilişkin birleşen 2006/262 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
6.Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuş, bozma kapsamı dışında kalan hususlar kesinleşmiştir. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı-karşı davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı-karşı davalı .... Taah. Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.