Logo

6. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/546 E., 2022/1034 K.

DAVA TARİHİ : 12.11.2019

HÜKÜM/KARAR : Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/591 E., 2021/424 K.

Taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin “... Kampüsü” bünyesinde olup ek:1-2-3-4-5 listede kampüs bünyesindeki yerleri ve yapılan iş nitelikleri belirtilen bir kısım imalat ve yapım işleri davalı idarenin amirlerinin sözlü talep, talimat ve denetimi altında davacı yüklenici tarafından yapılarak her türlü eksik ve ayıp imalattan uzak olarak 2010 yılı içerisinde davalı idareye teslim edildiği, davacı yüklenici tarafından teslim edilen ve 2010 yılında bu yana davalının fiili kullanımında olan imalat ve yapım işleri sebebiyle yapım yılı fiyatları üzerinden oluşan yüklenici alacağı KDV dahil toplam 153.652,10. TL iş bedeli alacaklarının ödenmesi yönünde yaptıkları başvurulara ve 1.04.2011 tarih ve 4148 nolu ihtarnameye rağmen davalı idare tarafından ödeme yapılmadığı, dava konusu imalat ve yapım işleri bedelinin yapım yılı piyasa fiyatları üzerinden hesaplanan 153.652,10.-TL'nin ( KDV dahil) temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Üniversitenin bir kamu kurumu olduğu, idare için yapılacak iş ve hizmetlerde ihale kanunu hükümlerine riayet etmeksizin mal ve hizmet teminini mümkün olmadığı, davacının iş ve imalatlarda bulunduğuna ilişkin idarede herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bedeli ödenmeyen iş ve imalatın da görülmediğini, idarenin şifahi talepler üzerine iş ve imalatlarda bulunulamayacağını, basiretli işadamı olduğu varsayılan tacirlerin bu denli yüksek maliyetli ticari faaliyetleri yazılı belge olmaksızın yapmış olacağının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu; bu denli büyük çapta işin yapılabilmesi için ortada somut hiçbir. belge bulunmadığını; üniversitenin Sayıştay denetimine tabi olduğunu, böylesi imalatların yasal mevzuata uyulmaksızın yapılmasının mümkün olmadığı, yapılan işin ticari iş olması nedeniyle davacının ispat yükümlülüğünü tanık ile değil yazılı belge ile yerine getirmesi gerektiği, dava konusu alacak miktarına göre HMK gereği senetle ispat edilmesi gerektiği, iddia olunan işlere dair yazı talep formu veya iş emri veya esas delil niteliğine haiz olacak bir fatura bulunmadığı, yapılan iş karşılığında borçlandıkları tutarı göstermek üzere idareye fatura verilmediği, ayrıca davacının KDV'yi talep etmesinin de mümkün olmadığı, ticari faiz istenilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kamu kurumu olduğu, davalının kamu kurumu olması sebebi ile davaya konu işi Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapması gerektiği, davacının söz konusu yapım işini ihale ile aldığına ilişkin olarak herhangi bir belge ibraz edemediği, davalı tarafından davacının iddialarının kabul edilmediği, yine davacı ile davalı taraf arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacı tarafın sözlü olarak taraflar arasında kurulmuş olduğu ileri sürülen sözleşmenin bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, eser sözleşmesinin yazılı şekle tabi olmasa da sözleşmenin varlığının dava değeri de dikkate alınarak tanıkla ispat edilemeyeceği, senetle kanıtlamasının zorunlu olduğu, somut olayda, eser sözleşmesinin varlığının davacı tarafından yazılı belge ile kanıtlanamadığı gibi HMK 202. Maddeye uygun delil başlangıcı mahiyetinde bir delil de sunmadığı anlaşılarak kanıtlanamayan akdi ilişki nedeniyle davanın reddine verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinafında; taleplerinin vekaletsiz iş görme hükümlerinden kaynaklı olduğunu, yazılı belge ile kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu işlerin daha önce yapılmış olan işlerin devamı niteliğinde sözlü talep üzerine yapıldığını, yerleşik Yargıtay kararlarının da iddialarını doğruladığını, TBK'nın 526. Maddesi ve devamı maddeleri gereği alacaklarının ispatlanması gerektiğini,

yapılan işlerin davalı yararına olduğunu, davalının bu imalatları kullandığını, tanıklarının da iddiaları doğruladığını, yapım aşamalarının fotoğraflarının sunulduğunu, kampüse kafasına göre girip işleri yapamayacağına göre davalının talimatıyla yaptığının açık olduğunu, davalının yapılan işleri kimin yaptığını açıklamadığını, tanıkların müvekkilinin yaptığını ortaya koyduğunu, belirtiler nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu işlerin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığını, öncesinde yapılan işlerin devamı mahiyetinde olduğunu, idarenin sözlü talep, talimat ve denetimleri ile yapıldığını, delil başlangıcı delil sunulmadığı gerekçesini kabul etmediklerini, müvekkilinin alacağını yazılı delil ile ispatlama yükümlülüğü bulunmadığını, taraflar arasında eser sözleşmesi olmakla işin yapılarak teslim edildiğini, taraflarınca akdi ilişkinin varlığının önceki yapılan işlere dair evraklarla ispat edildiğini, yapılan imalatların davalı tarafından fiilen kullanıldığını, davalının müvekkilinin yaptığını inkar etmekle birlikte kimin yaptığını açıklamadığını, yerel mahkemece usuli eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, istinaf aşamasında da bu hususun irdelenmediğini, yemin deliline dayanılmış olmakla , mahkemece başvurup başvurmadıklarının sorulmadığını, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı beyan edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasında, 31.07.2008 - 08.09.2009 tarihleri arasında olmak üzere muhtelif tarihlerde 9 adet eser sözleşmesi yapılmıştır. Dava konusu , Anadolu Üniversitesi ... Kampüsünde Modem Diller Bölümü Koç vakfı Binası ‘Yan Bahçe Düzenleme İşi’, Rektörlük ‘Teras İniş Merdiven ve Tretuvar Yenileme İşi’, Çocuk Yuvası ‘A Blok Çevre Düzenleme İşi’, Endüstriyel Sanatlar Yüksekokulu ‘Merdiven Korkuluğu İşi’, Elektrik İşleri Atölyesi ‘Derin Kuyu Pompası Servis Yolu İşi’ şeklindeki 5 kalem iş ise bu sözleşmelerin dışında kalan işlerdir. 24.02.2021 tarihli keşif ve bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi bu işlerin yapıldığı, imalatların tamamının yerinde mevcut olduğu sabittir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre iş sahibi sözleşme dışı yapılan işlerin başkası tarafından yapıldığını ispat etmediği sürece sözkonusu işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini iş sahibince ispatı gerekmekle, davalı iş sahibi tarafından karinenin aksi ispat edilememiştir. Dolayısıyla bu işlerin sözleşme harici yapılan yapılan işler olduğu ve vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilerek, yapıldığı yıl rayiç değerleri hesaplattırılarak hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunması halinde sözleşmede kararlaştırılan ve yüklenicinin üstlendiği edimler dışında işin gereği olarak yüklenici tarafından kendiliğinden yapılan ya da iş sahibinin talimatıyla yaptırılan işler sözleşme kapsamı dışında iş olarak adlandırılırken sözleşmede yüklenilen edimler kapsamında ancak kararlaştırılan miktar dışında yapılan iş ise sözleşme kapsamında fazla iş olarak adlandırılır.

Davacı ile davalı arasında en eskisi 31.07.2008 en yenisi 8.09.2009 tarihinde olmak üzere 9 adet sözleşme mevcuttur. Sözleşmeler doğrudan temin ihale usulü ile gerçekleştirilmiştir. En son yapılan sözleşme öğrenci tuvaletlerin sıhhi tesisat malzemelerinin temini ve montajına ilişkin olup 08.10.2009 tarihinde faturalandırılmıştır. 2008 ve 2009 yılında yapılan diğer sözleşmelerin tarihi ve faturalandırma tarihleri daha önceki tarihleri taşılmaktadır.

Davacı ise bu imalatları 2009 ve 2010 yıllarında yaptığını 2011 yılında çektiği ihtarda bildirmiş en net beyanı olan davacı tanığı ... da bu imalatların 2009 yılının sonu 2010 yılı süresince yapıldığını bildirmiştir. Bu durumda davaya konu imalatların yaplıdığı belirtilen tarih diğer sözleşmelerin ifasından sonraki bir sürece denk gelmektedir. Bu durumda yapılan işlerin sözleşme kapsamı dışında iş veya sözleşme kapsamında fazla iş olarak kabulü mümkün değildir.

İddia olunan işler sözleşme kapsamı dışında iş veya sözleşme kapsamında fazla iş olarak kabul edilemeyeceği için diğer sözleşmelerin varlığı doğrudan bu işlerin de aynı yüklenici tarafından yapıldığına karine teşkil etmez. Bu durumda davacı yüklenicinin bu işlerin kendisi tarafından yapıldığını kanıtlaması gerekir.

Davacı bu konuda eser sözleşmesi bulunduğunu yazılı delille kanıtlayamamıştır. Eser sözleşmesi bulunmaksızın sözleşmesiz olarak iş yaptırılması halinde vekaletsiz iş görme hükümlerine göre bunun bedeli istenebilir ise de davacının bu işleri kendisinin yaptığını ispatlaması gerekir. Eser sözleşmesinin ispatı için yazılı veya kesin delil aranırken bu şekilde bir ispat belgesi olmayanın salt tanık beyanıyla işi kendisinin yaptığını ispatlayıp bedelini isteyebilecek olması yazılı delille ispat kurallarının dolanılmasına yol açabileceğinden tanık beyanları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.

Davalı tarafın bu işlerin davacı tarafından yapıldığını kabul eden bir ikrarı mevcut değildir. Davacı bu işlerin kendisine yaptırıldığını gösteren tek delili bildirmiş olduğu kendi çalışanı olan tanıklardır. Tanıklar bu işlerin davacı tarafından yapıldığını beyan etmişler ise de tanık delili zayıf bir delil olup tanık beyanlarına itibar etmeyi gerektirir biçimde gerek yer teslimi gerekse işin teslim belgesi gibi bir belge veya tutanak sunulmuş değildir. Ayrıca davacı işin yapıldığı kurum çalışanı işin kendisi tarafından yapıldığını bilen herhangi bir kişiyi tanık göstermemiş tamamen kendi çalışanı kişileri tanık olarak göstermiştir. Bu tanıkların beyanları da başka delillerle desteklenmemiştir. Davacının dayandığı sözleşmeler kapsamında yaptığı işler ile sözleşmesiz yapıldığı belirtilen işler birbirinden bağımsızdır. Yapılan keşifte alınan bilirkişi raporu da yapıldığı belirtilen işlerin büyük kısmının yol kaplama işi olup oldukça yıpranmış olduğunu belirtmiş olup fen ve tekniğine uygun biçimde yapılmış işlerin varlığı da ispatlanmış değildir. Toplanan delillerle davacı davasını ispatlayamamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi kısmen değişik gerekçeyle sonucu itibarıyla doğru olduğundan gerekçesi düzeltilmek suretiyle hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

***