"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/25 E., 2024/1188 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/43 E., 2023/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 161 ada 1 ve 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ve krokilerinde (J) ve (D) harfleri ile gösterilen fırın ve evin kadastro çalışmalarında davalı ... tarafından yapıldığının tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olup davacıların da hak sahibi olduğunu belirterek muhdesat iddialarının kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; kadastro tespitinden önce meydana getirilen muhdesat yönünden Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve orta malı vasfında bulunan taşınmazlar hakkında muhdesat iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın muhdesatın tespiti istemine yönelik olduğunu, Kadastro Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kadastro tespiti ile tapuya veya beyanlar hanesine işlenen kayıtlar için geçerli olup dava konusu fırın ve evin tapuya kayıtlı olmadığı gibi tapunun beyanlar hanesinde de gösterilmediğini, İlk Derece Mahkemesince yanılgıya düşüldüğünü, fırın ve evin beyanlar hanesine kayıtlıymış gibi sonuca gidildiğini, on yılık hak düşürücü süre uygulamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, beyanlar hanesinde muhdesatın davalıya ait olduğunu gösteren bir kayıt olmadığına göre kayıtlanmamış bir taşınmaz için her zaman tespit davası açılabileceğini, daha önce davacıların kardeşi ve muris ...ın mirasçısı ... tarafından ev ve fırına yönelik muhdesatın tespiti davası açıldığını, Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesince davacıların da hak sahibi olduğunun tespit edildiğini ve bu kesin hüküm karşısında on yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.