Logo

8. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/92 E., 2020/141 K.

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki mera sınırlandırılmasının iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Kastamonu ili Devrekani ilçesi Mütevelli Mahallesi sınırları içerisindeki 485 ada 2 parsel ve 489 ada 17 parsel sayılı taşınmazların mera çalışmaları sonucu "mera" vasfıyla özel siciline kayıtlandığını, ancak bu tespitin hatalı yapıldığını, zira taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera sınırlandırılmasının iptali ile belirtilen parsellerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " 3402 sayılı Kanun'un 12/3.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2016/13571 Esas, 2019/3498 Karar sayılı ilamıyla; "Orman İdaresinin kamu malı savıyla açtığı davalarda 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinin uygulanmayacağını, bu doğrultuda, mahkemece yargılamaya devam edilip, işin esasına girilerek tarafların sav ve savunmaları ile delilleri sorulup, toplanarak, yazılı ve resmi belgeler doğrultusunda yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama, inceleme ve araştırma sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre tüm deliller ve uygulama birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Bilirkişi raporları dikkate alındığında dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi raporuna göre ise mera vasfında olduğunun tespit edildiği, dava konusu yerle alakalı olarak dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına bakıldığında dava konusu yerin önceki dönemlerden günümüze kadar mera olarak kullanıldığı ve mera vasfında olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; mera sınırlandırılmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca 1999 yılında yapılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi gerekirken, orman bilirkişi tarafından 1960 tarihli memleket haritası üzerinde değerlendirme ile yetinildiği, 1960 tarihli memleket haritasının yapımına esas 1951 tarihli hava fotoğrafının incelenmediği anlaşılmış olup, bu haliyle, bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için; yöreye ait en eski olan 1951 tarihli hava fotoğrafı ilgili yerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen hava fotoğrafı ile dosya arasında bulunan memleket haritası ve komşu taşınmazlara ilişkin belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritasındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***