"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/497 E., 2021/106 K.
DAVA TARİHİ : 30.05.2012
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Erzurum ili İspir ilçesi Mescitli köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışması neticesinde 168 ada 147 parsel sayılı 14.058.866,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili 30.05.2012 havale tarihli dilekçesinde özetle; İspir ilçesi Mescitli köyü 168 ada 147 parselde kayıtlı taşınmazın orman olarak tespit edildiğini, taşınmazın yaklaşık on dönümünün davacılara cedlerinden intikal ettiğini, davacıların babasının ölümüyle taksim sonucu davacılara kaldığını belirterek keşifte gösterilecek kısmın davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile 168 ada 140 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerin 22.11.2012 havale tarihli raporları eki krokide (A) harfi ile gösterilen 8.983,75 m2 kısmının 2 pay kabul edilerek ... ve ... ... adına tapuya tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.12.2013 tarihli ve 2013/7612 Esas, 2013/12333 Karar sayılı kararında; "...verilen kararın haksız olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiş, Hazine olduğu halde, Hazineye husumet yöneltilerek dava açılması gerekirken, sadece davalı ... İdaresine yönelik açılan davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile 168 ada 140 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, fen bilirkişilerin 22.11.2012 havale tarihli raporları eki krokide (A) harfi ile gösterilen 8.983,75 m2 kısmının 2 pay kabul edilerek tarla vasfıyla ... ve ... ... adına tapuya tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hükmün davalı ... İdaresi ve dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/10022 Esas, 2015/2695 Karar sayılı ilamında; "...Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırı olduğu, somut uyuşmazlıkta; orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında değerlendirme ve aplikasyon ve 1985-1990 yıllarına ait harita ve hava fotoğraflarında ise taşınmazın kullanım durumuna ilişkin olarak değerlendirme yapılmadığı ve ziraat bilirkişi tarafından ise imar ihya ve zilyetlik hususlarının yeterince araştırılmadığı, eksik araştırma ve inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları ile hüküm kurulamayacağı..." gerekçesiyle imar-ihya-zilyetlik araştırması yönünde bozma kararı verilmiş, bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu taşınmazda talep edilen ve Fen bilirkişinin 04.08.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen alan için tanık ve yerel bilirkişilerce taşınmazın davacıların zilyetliğinde bulunduğu beyan edilmiş ise de, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişisi Ziraat Mühendisi bilirkişisi ve Jeodezi ve Fotogrametri Uzmanı Harita Yüksek Mühendisinin hazırladığı 24.08.2020 tarihli heyet raporunda talep edilen yerin Orman parseli ile benzer özellik gösterdiği, özel mülkiyete konu tarım arazisi özelliği göstermediği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan orman sayılan yerlerden olduğu net bir şekilde tespit edildiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.