Logo

8. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/815 E., 2024/73 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/119 E., 2022/102 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sonucunda, Bartın ili Ulus ilçesi Hasanören köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 6 parsel sayılı 2.115,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 3.maddesi gereğince Havza-i Fahmiye hududları içinde kaldığı" şerhleri yazılarak ve kullanıcısız olarak tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu belirterek, müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "davanın zilyetliğin tespiti ve tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fiili kullanıcı tespitinin yapılmadığını, taşınmazın yaklaşık 40 yıldır davacının zilyetliğinde ve kullanımında olduğunu, mahallinde yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın evveliyatında davacının murislerinin fiili kullanımında olduğu, muris ...'nın ölümünden sonra davacı ... tarafından taşınmazın kullanıldığı, davacı dışında taşınmazı kullanan kimsenin olmadığı ve davalı Hazine'nin yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması ve davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'nın zilyetliğinde olduğunun tespitine, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "İş bu taşınmazın ... tarafından kullanılmaktadır" şeklinde şerhine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "Davacı dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek dava açmış ise de; usulünce yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazın davacının babası murisi ....dan kaldığı, onun fiili kullanımında olduğu muris ... öldükten sonra davacı tarafça taşınmazda tek başına hak sahibi olmasını sağlayan taksim, satış, bağış gibi hukuki işlemler bulunduğu ispat edilemediği gibi keşif sonrası aldıran Ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın uzun yıllardır boş olduğu, tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmesi karşısında tespit tarihinde dava konusu taşınmazın kimsenin kullanımında bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazı tespit tarihi ve öncesi itibariyle kendisinin ekonomik amaca uygun şekilde fiilen kullandığı hususunu ispatlayamadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL davacı tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***