"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/94 E., 2023/249 K.
DAVA TARİHİ : 21.05.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece bozulmuştur.
İlk Deree Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
K A R A R
Davacı ... İdaresi, 21.03.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili Körfez ilçesi Yarımca Mahallesi, Belen mevkiinde özel orman statüsündeki I-II-III-IV-VI no'lu (3478-3479-3480-3481-3482) parseller üzerinde bulunan 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Devlet ormanı olduğunu belirterek, özel orman olarak sınırlandırma işleminin ve tapusunun iptali ile Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 114 ada 6 parselin özel orman olarak sınırlandırma işleminin ve tapu kaydının iptali ile Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, elatmanın önlenmesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/987 Esas - 2018/4430 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/987 Esas - 2018/4430 Karar sayılı kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve Kocaeli Tapulama Hakimliğinin 1980/148 Esas - 1983/568 Karar sayılı dosyasından, taşınmazın kök parseli olduğu anlaşılan 381 sayılı parselin 1964 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava dışı Nail Kılınç adına tespit edildiği, Orman İdaresinin komisyona itirazı üzerine, komisyonca itirazın kabulü ile taşınmazın tapulama dışı orman olarak bırakılmasına karar verildiği, tespit maliki Nail Kılınç'ın itirazı üzerine tapulama mahkemesince yapılan yargılama sonucu mahkmenin 1980/148 Esas - 1983/568 Karar sayılı kararıyla taşınmazın tespit maliki Nail Kılınç mirasçıları adaına tesciline karar verildiği ve bu kararın 20.01.1986 tarihinde kesinleştiği, 381 parselin 1981 yılında yapılan şuyulandırma ile 114 ada 1 parsel olarak 7183 m2 yüzölçümü ve arsa niteliğiyle ve daha sonra 1988 yılında yapılan ifraz ile oluşan dava konusu 114 ada 6 parselin ise 207 m2 yüzölçümüyle aynı kişiler adına tescil edildiği, davacının ise taşınmazı 1990 yılında satın alma yoluyla edindiği açıklanarak dava konusu parselin, Orman İdaresinin de taraf olduğu Kocaeli Tapulama Hakimliğinin 1980/148 Esas - 1983/568 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu hükmen kişiler adına tescil edilen 381 parselin yapılan şuyulandırma, ifrazı sonucu oluştuğu ve satış işlemleri sonucu davacıya geçtiğine göre, Kocaeli Tapulama Hakimliğinin 1980/148 Esas - 1983/568 Karar sayılı kararının, iş bu davada taraf olan Orman İdaresini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararlarına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 07.09.2022 tarihli ve 2021/8812 Esas - 2022/6755 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairenin 07.09.2022 tarihli ve 2021/8812 Esas - 2022/6755 Karar sayılı kararında özetle; " Somut olayda; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/987 Esas, 2018/4430 Karar sayılı bozma ilamında, çekişmeli 114 ada 6 sayılı parselin Orman İdaresinin de taraf olduğu yargılama sonucu hükmen kişiler adına tescil edilen 381 sayılı parselden yapılan şuyulandırma ve ifraz ile oluştuğu ve Kocaeli Tapulama Mahkemesinin kararının, iş bu davada taraf olan Orman İdaresini bağlayacağı ve bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; Kocaeli Tapulama Mahkemesinin 1980/148 Esas -1983/568 Karar sayılı kesinleşen kararına dair dosya getirtilerek uygulanmak suretiyle 381 sayılı parsel ile şuyulandırma ve ifraz sonucu oluşan 114 ada 6 sayılı çekişmeli parselin aynı yeri kapsayıp kapsamadığı açıklığa kavuşturulmadan ve kesin hükme konu olan yerin konumu belirlenmeden, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu yönündeki Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayandığı açıklanarak, Kocaeli Tapulama Mahkemesinin 1980/148 Esas -1983/568 Karar sayılı dosyası ile çekişmeli parsele ilişkin tüm imar evrakları getirtildikten sonra fen ve orman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak Kocaeli Tapulama Hakimliğinin kararına konu yer ile imar paftası çakıştırılıp dava konusu parselin konumunun net olarak belirlenmels, çekişmeli parselin kesin hüküm kapsamında kalıp kalmadığının araştırılarak, kesin hüküm kapsamında kalıyor ise bu hususun gözetilmesi, kalmıyor ise Orman İdaresinin davası hakkında gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararlarına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, davanın açıldığı tarihte davalının haksız bir tasarruf ve elatmasından söz edilemeyeceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile, 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın özel orman olarak sınırlandırma işleminin ve davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Devlet ormanı vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, davacının el atmasının önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı, tapu kaydının iptali, özel orman sınırlamasının iptali ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1964 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi