Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/407 E., 2023/603 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü

TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/107 E., 2022/29 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen fark alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, davacının ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, davacının taleplerinin toplu iş sözleşmesine, mevzuata ve Bakanlık görüşlerine aykırı olduğunu, İdare aleyhine arabuluculuk giderine hükmedilmesinin ve faiz türünün hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, fark ücret alacaklarının kabulünün yerinde olduğu ancak bu alacaklara uygulanacak faiz yönünden hata yapıldığı, fark ücret alacağı yönünden en yüksek banka mevduat faizi, ikramiye farkı yönünden en yüksek işletme kredi faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi, ilave tediye alacağı yönünden ise yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak kurduğu yeni hükümde, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretini İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine göre belirlediğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının hesap yöntemi, alacaklara işletilen faiz türü ve vekâlet ücreti hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22, 32 ve 34 üncü maddeleri, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23 üncü madde, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1 vd. maddeleri, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 39 ve 53 üncü maddeleri.

3. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı ilâmında şu şekilde açıklanmıştır:

"...

2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir."

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası şu şekildedir:

"...

(3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır."

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava ve ıslah dilekçelerinde fark ücret alacağına en yüksek banka mevduat faizi, ilave tediye alacağına yasal faiz, ikramiye alacağına ise en yüksek işletme kredi faizi uygulanmasını talep etmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi kararında fark ücret alacağına işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi, ilave tediye alacağına yasal faiz, fark ikramiye alacağına da işletme kredi faizi uygulanması hatalı olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde kararın faiz yönünden kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de yeni kurulan hükümde de faize yönelik hatanın giderilmediği anlaşılmaktadır.

4. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümleri, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralları belirlemektedir. Yüksek Hakem Kurulu kararı ile yürürlüğe giren bu toplu iş sözleşmesi, davacının 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi değildir. Bu itibarla ikramiye alacağına, davacının dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak en yüksek işletme kredisi faizini aşmamak kaydıyla en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerekirken 6356 sayılı Kanun'da öngörülen en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanması hatalıdır.

3. Aynı şekilde diğer fark alacaklar yönünden de davacının talebi gözetilerek fark ücret alacağının en yüksek banka mevduat faizi, fark ilave tediye alacağının ise yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.

4. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki AAÜT'ye göre belirlenmesi gerektiğinden ve vekâle ücreti miktarı asıl alacak miktarını geçemeyeceğinden, davacı lehine 11.051,02 TL vekâlet ücreti yerine, 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı ve davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) numaralı bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine;

"B-1-Davacının fark ücret alacağı talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile toplam brüt 9.367,28 TL fark ücret alacağının 50,00 TL tutarının dava tarihi olan 10.05.2021 tarihinden itibaren, bakiye 9.317,28 TL'sinin ıslah tarihi olan 14.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2- Davacının ilave tediye alacağı talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile toplam brüt 1.412,17 TL ilave tediye alacağının 50,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 10.05.2021 tarihinden itibaren, bakiye 1.362,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 14.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3- Davacının fark ikramiye alacağı talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile toplam brüt 271,57 TL bakiye fark ikramiye alacağının 50,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 10.05.2021 tarihinden itibaren, bakiye 221,57 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 14.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizini aşmamak kaydıyla en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması,

Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin (6) numaralı bendinde yer alan "5.100,00" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "11.051,02" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***