"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
SAYISI : 2021/172 E., 2023/162 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince direnme kararı verilmiş, kararın davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilmiş; dosyanın gönderildiği ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (... Mahkemesi sıfatıyla) davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 01.05.1998 - 25.04.2006 tarihleri arasında Belediye-... Sendikasının ... şube başkanı, ...'in 15.07.1999 - 19.01.2003 tarihleri arasında ... şube idari sekreteri (şube başkan yardımcısı), ...'nin 07.02.1999 - 09.10.2000 tarihleri arasında ... şube mali sekreteri, ...'nin 09.10.2000 - 19.01.2003 tarihleri arasında ... şube mali sekreteri olarak görev yaptıklarını, davacı Sendikanın, ... ve civarındaki bir çok belediyelerde örgütlü ve toplu sözleşmeye taraf sendika olduğunu, bir kısım belediyelerin sendika aidatlarının bir bölümünü genel merkeze göndermeleri gerekirken sehven ... Şubesine ait banka hesabına yatırdıklarını ve yatırılan bu aidatların, davacı Sendikanın ... Şubesi yöneticisi olan davalılar tarafından banka hesabından çekilerek genel merkeze intikal ettirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulması kaydı ile şimdilik 20.572,88 TL alacağın haksız iktisap tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 01.05.2006 tarihinde davalı ... tarafından yatırılan 7.454,78 TL alacağın geç ödenmesinden doğan 18.848,52 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; 01.05.1998-25.04.2006 tarihleri arasında davacı Sendikanın ... Şubesi Başkanlığı yaptığını ve ... ve çevre ilçelerde örgütlenmesi için büyük bir özveri ve duyarlılıkla çalıştığını, göreve başladığında sendikanın doğru dürüst bir binasının bulunmadığını, Sendikada olması gereken günün teknolojik temel ihtiyacı olan bilgisayar, faks cihazı, hesap makinesi vb. malzemeler bulunmadığını, misafirhanenin de olmadığını, kendisi ile yönetim kurulundaki arkadaşları ile büyük bir özveriyle örgütlenme çalışmalarına başladıklarını, yaptıkları tüm işlerin genel merkezin desteği ile değil üyelik aidatlarının kullanımı ile yapıldığını, yapılan işlerin genel merkezin şifahi bilgisi dâhilinde yapıldığını, tüm harcamalar gerçekleştirildikten sonra ve aradan 5 yıl gibi süre geçtikten sonra davacı Sendikanın bu davayı açma sebebinin yapılanları bilmediğinden ve kendi bilgisi dışında yapıldığından değil, genel başkan Nihat Yurdakul'un yaptığı inşaatlardaki basına da yansıyan yolsuzluk iddiaları nedeniyle yollarının ayrılması olduğunu, yıllar geçtikçe sendika genel başkanının Sendikayı şirketi gibi yönetmeye başladığını ve tam anlamı ile bir sendika patronu olduğunu, bu duruma tepki gösteren ve muhalefette yer alan Sendika şube başkanlarının çeşitli şantajlarla, oyunlarla ya da disiplin kararı ile sendikadan uzaklaştırıldığını, masrafları ve maaşları kesilerek elleri kolları bağlanarak istifa etmek zorunda bırakıldığını, kendisinin de istifa etmek zorunda kaldığını, işbu davanın tamamen "Ali Canbaz oyunu" olduğunu, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı Sendika ... Şubesinde 07.02.1999 - 09.10.2000 tarihleri arasında mali sekreter olarak görev yaptığını ve bu süre içerisinde belediyelerce yatırılmış olan paraların çekilerek Belediye-... Genel Merkezine gönderilmesi yönünde yönetim kurulu tarafından alınan bir karar bulunmadığını, dava konusu paraların çekilmesi ve genel merkeze gönderilmesi sırasında yapılan işlemlerde müvekkili davalının imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı Sendikanın idari sekreteri olarak 15.07.1999-19.01.2003 yılları arasında görev yaptığını, ... Belediyesinin üye aidatlarına karşılık ödenmesi gereken borcu karşılığında şube binası olarak kullanılan binayı genel merkezin oluru ile satın aldıklarını, eski şube binasını da genel merkezin oluru ile misafirhane olarak düzenlettiklerini, misafirhanenin düzenlenmesi sırasında genel merkezden bir ödenek gelmediğini, üyelerin gönüllü katkıları ile belediyelerden, şube hesabına yatırılan aidatlardan karşılandığını, ancak bu bedellerin alınışından genel merkezin sözlü oluru olduğunu başkanın sık sık söylediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
4. Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinin 09.10.2000-Temmuz 2002 tarihleri arasında Marmaris Belediyesinde çalışır iken amatör olarak şube mali sekreterlik görevinde bulunduğunu, görev yaptığı süre içinde sadece şube sarflarını imzaladığını, şubedeki tüm harcamaları şube başkanı ... ve şube başkan yardımcısı ...'in yaptığını, şube binası ve misafirhaneye yapılan işlerle ilgili masrafların nasıl yapıldığı hakkında bilgisinin bulunmadığını, bankalardan çekilen ve yatırılan işlemlerinde imzasının bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2011 tarihli ve 2006/394 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.12.2012 tarihli ve 2012/300 Esas, 2012/19444 Karar sayılı kararıyla somut olayda ... mahkemesinin görevli olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2013 tarihli ve 2013/180 Esas, 2013/325 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2015 tarihli ve 2013/4-2460 Esas, 2015/2404 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile ... mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
E. Görevli Mahkemece Verilen Karar
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (... Mahkemesi Sıfatıyla) 24.05.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/327 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
F. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/41072 Esas, 2017/30358 Karar sayılı kararıyla; davalıların sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için, şube tarafından tahsil edilen aidat bedellerinin sendikanın giderleri ve sendikal faaliyetler kapsamında harcanmayıp, bu hususun da davalılarca kanıtlanamaması gerektiği, sendika aidat bedelleri Sendikanın kurumsal giderleri için sarf edilmiş ise buna dair tutarların tahsilinin talep edilemeyeceği, dosya kapsamına davalılar tarafından ibraz edilen ve aidat bedellerinin sendikal giderler için sarf edildiğine dair belge, fatura ve kayıtların titiz bir şekilde incelenerek ve bu hususta Sendika kayıtları da tetkik edilerek buna ilişkin miktarın duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiği, sendikal gider kapsamında sarf edilen aidat bedelleri yönünden hiçbir surette işlemiş faiz hesabı yapılamayacağı, kabule göre, Mahkemece hüküm fıkrasında hem 20.572,88 TL asıl alacağın işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, hem de asıl alacak bedellerine yapılan işlemiş faiz alacağı tutarının tahsiline karar verilmesi suretiyle mükerrer faiz uygulamasının doğru olmadığı, Mahkemece, belirtilen ilkeler doğrultusunda öncelikle asıl alacak miktarı ve işlemiş faiz miktarının tespit edilmesi, bu aşamadan sonra ödenen miktarların tam olarak belirlenmesi ve mahsubu ile sonuca gidilmesi gerektiği, kabule göre, Mahkemece hüküm altına alınan alacakların davalıların tamamından müteselsilen tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, Sendika Tüzüğü'nün tam metni ile dönem bütçesinin tam metninin getirtilerek, hüküm altına alınacak alacak tutarı tespit edildikten sonra, bu alacak tutarının niteliği ve hakkın doğum tarihi de gözetilerek davalıların sorumlu olduğu miktarların duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (... Mahkemesi Sıfatıyla) 02.10.2019 tarihli ve 2018/92 Esas, 2019/626 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
H. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/8504 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamında yer alan inşaat bilirkişinin 22.07.2009 tarihli raporuna göre, sendika şube binasına 2000 yılı rayicine göre harcanan tutar toplamıının 7.497,16 TL olduğu, öte yandan davacı sendika vekilinin 23.09.2009 havale tarihli dilekçesi ekindeki belgelere göre de genel ... tarafından da bina tadilatı için şubeye maddi kaynak sağlandığının görüldüğü, Mahkemece, Sendika şube yönetimi tarafından sendikal faaliyetler için yapılan harcama tutarının tespit edilmesi, Sendika genel merkezi tarafından bina tadilatı için şubeye gönderilen tutar toplamının tespit edilmesi, şube yönetimi için bina tadilatı için sarf edilen tutarın gözetilmesi, şube yönetimi tarafından tahsil edilen ve sendikal giderler için harcandığı kanıtlanamayan tutarın duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, ayrıca mahkemece bu tespitlerden sonra yapılacak işlemiş faiz hesabının da denetime elverişli şekilde yapılması gerektiği, bozma ilâmında açık olarak belirtilmesine karşın, Mahkemece maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan sendika tüzüğünün tam metni ile dönem bütçesinin tam metninin getirtilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
I. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere esas alacak olan 4.720,84 TL'nin faiziyle birlikte 16.008,82 TL olduğu, davalı ... tarafından alacaktan daha fazla olacak şekilde toplam 20.060.00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmekle, Sendika ... alacağının davalı ... tarafından ödendiği, Sendika merkezinin herhangi bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu uyuşmazlığın müvekkili Sendikanın Tüzük hükümleri esas alınarak incelenip çözümlenmesi gerektiğini, davalıların yöneticisi oldukları ... Şubesine görev alanı içerisindeki bazı Belediyelerden aldıkları aidatları Sendika Genel Merkezine göndermediklerini, bu durumun öğrenilmesi üzerine aradan uzun zaman geçtikten sonra göndermedikleri paranın bir kısmını Sendika Genel Merkezine gönderdiklerini, müvekkili Sendika tarafından Sendikaya gönderilmeyen aidat tutarlarının gecikme faizleriyle birlikte tahsili için dava açılması üzerine göndermedikleri paraları şube binası ve misafirhane tadilatında kullandıkları yolunda Mahkemeye beyanda bulunduklarını, davalı tarafından sunulmuş olan faturaların sendikal giderler olarak (Sendika şube binasının tadilatı için) kullanılıp kullanılmadığının, bu konularda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi gerekirken, bu hususun mali müşavir olan bilirkişiden denetime elverişli olmayan yüzeysel bir rapor alınarak hüküm oluşturulduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.