Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1437 E., 2024/291 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/78 E., 2022/192 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kadroya geçen işçiler ile yeni iş sözleşmesi imzalandığını, asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak ödeme yapılacağına yönelik ücret belirlemesi yapılmadığını, sözleşmenin oran kısmı boş olmasına rağmen sonradan müvekkilinin iradesi dışında doldurulduğunu, sözleşmede yapılan tahrifat nedeniyle idari soruşturma başlatıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu iş sözleşmesinin ücrete ilişkin kısmının sonradan doldurulup doldurulmadığına ilişkin olarak davalı Bakanlık nezdinde yapılan disiplin soruşturması neticesinde muhakkik raporu hazırlandığı, müşteki Manisa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün şikâyeti üzerine işyerinde çalışan 19 işçi aleyhinde 02.04.2021 suç tarihi itibarıyla resmî belgede sahtecilik suçundan başlatılan ceza soruşturmasının derdest olduğu, seri dosyalarda tanık olarak da dinlenen davacının duruşmadaki beyanında kendilerine sözlü olarak sözleşmedeki ücret kısmının doldurulmaması gerektiğinin söylendiğini, bu nedenle son güne karar direndiklerini fakat son gün yüzdelik kısmı doldurarak imzalayıp sözleşmeyi verdiklerini beyan ettiği, sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde toplam 345 işçinin kadroya geçiş işleminin yapıldığı, 19 tane teknik hizmetler sınıfı personeli olan işçinin iş sözleşmelerinin bir nüshasının ücrete ilişkin yüzde kısmının dolu olduğunu iddia ederek Manisa iş mahkemelerine alacak davaları açtıkları, sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında taraflar arasında sözleşme imzalanmadan önce işçilere ücrete ilişkin boşluk alanın doldurulmayacağının belirtildiği hususunun davalının da kabulünde olduğu, karşılıklı mutabakat ile ücretin yüzde kısmı doldurulmadan sözleşmelerin imzalandığı, bu hususun Manisa İl Sağlık Müdürlüğünden gelen sözleşmelerin yüzde kısımlarının boş olmasıyla sabit olduğu, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmelerinden Manisa İl Sağlık Müdürlüğünden gönderilen sözleşme suretinin ücret kısmının boş olmasına rağmen işçilerin kadrosunun bulunduğu Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesindeki özlük dosyalarında muhafaza altına alınan iş sözleşmelerinin ücret kısmının elle doldurulmuş olduğu, davalı İdarenin bilgisi ve isteği dışında doldurulan kısmın davalı İdarenin aleyhine sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmadığı, davacı işçi tarafının taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ücrete ilişkin kısmının davalı İdarenin bilgisi ve isteği dâhilinde doldurulduğunu ve davacının ücretinin iddia edildiği gibi asgari ücretin %35 fazlası olarak kararlaştırıldığını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinde boş bırakılmış olan yüzdelik ücret kısmını hak edişi olan asgari ücretin %35 fazlası şeklinde doldurduğunu, taraflarca imzalanan iş sözleşmesinde müvekkilinin iradesinin açıkça ortada olmasına karşın 2019, 2020 ve 2021 yıllarında asgari ücrete gelen zam miktarının ücretine yansıtılmadığını, müvekkilinin İdare tarafından uygulanan baskıya rağmen iş sözleşmesindeki ücret maddesini asgari ücretin %35 fazlası şeklinde doldurduğunu, sözleşmenin esaslı unsuru olan ücret kısmının boş bırakılması hususunda baskı gösteren davalı İdarenin kötüniyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücrete ilişkin oran kısmının boş bırakıldığı, bu kısmın tarafların karşılıklı birbirine uygun irade beyanı ile doldurulmadığı, bu yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22, 32 ve 34 üncü maddeleri, 696 KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü madde, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1 vd. maddeleri.

3. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı kararında şu şekilde açıklanmıştır:

"...

2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.

..."

4. Dairemizin 05.04.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/5014 Karar sayılı ilâmı.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***