"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki " kamulaştırma bedelinin tespiti " davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.12.2008 gün ve 2008/76-237 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.10.2009 gün ve 2009/13054-12985 sayılı ilamı ile;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı idare vekili ile davalı G... Ç... tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi yöntem olarak doğrudur.
Dosyada bulunan delil ve belgelere göre davacı idarenin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı G... Ç...'in temyizine gelince;
Dava konusu taşınmaz ile aynı sokakta bulunan ve aynı kamulaştırma nedeniyle Dairemize intikal eden Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/83 esas sayılı dava dosyasında 7 parsel sayılı taşınmaza 2008 yılı mart ayı itibariyle m2'sine 1.770,00-TL değer biçildiği gözetildiğinde, 750,00-TL değer belirlenmesi doğru değildir. Bu nedenle yeniden emsal celbedilip bu emsallere göre değer biçilmesi için oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir..."
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaz bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare davalıya ait Trabzon ili M…
… O…
… Mahallesi hudutları dahilinde kain 97.10.-m2 yüzölçümlü 110 Ada 115 Parsel nolu taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verildiğini, kıymet takdir komisyonu raporuna göre m2 birim değerinin 475,00-TL bina değerinin ise 41.906,25.TL takdir edildiğini, kamulaştırılan taşınmaz maliki ile yapılan pazarlıkta anlaşmaya varılamadığını belirterek taşınmazın TOKİ adına tescil edilmesini ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı G... Ç... cevap dilekçesinde; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; karar yukarıda başlık bölümüne aynen alınan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, önceki kararda direnildiğinden bahisle verilen hükmü davalı vekili temyize getirmektedir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Dava konusu taşınmazla aynı sokakta bulunan ve aynı amaçla kamulaştırılan diğer bir taşınmaz yönünden hükmedilen bedelin daha yüksek belirlenmiş olması karşısında; Yerel Mahkemece daha düşük değer belirleyen her iki bilirkişi raporuna itibar edilmeksizin, yeniden emsal celbi ile keşif yapılarak değer tespitinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasına geçilmeden önce, direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı hususu, ön sorun olarak incelenmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir(HUMK.429 mad.)
Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
Yerel mahkemece, ilk kararda direnildiği belirtilmiş ise de; bozmaya konu ilk kararının gerekçesinde bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiş iken, Özel Daire bozma ilamından sonra bozma ilamında da işaret edilen emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılıklı değerlendirmesini yaparak ve yeniden bilirkişi raporu alınmasının da mümkün olmadığını belirtmek suretiyle farklı bir gerekçeye dayanmıştır.
Bu durumda, temyize konu karar, gerçekte Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429/3.maddesi anlamında direnme kararı niteliğinde olmayıp, Özel Daire bozmasına konu önceki karardan farklı gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğindedir.
Mahkemenin bu yeni hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi görevi Hukuk Genel Kurulu'na değil, Özel Daireye aittir.
Bu nedenle, dosya yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmelidir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan gerekçeyle, davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 06.04.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.